Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/9835 E. 2012/17762 K. 26.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9835
KARAR NO : 2012/17762
KARAR TARİHİ : 26.11.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili; taraflar arasında Türkiye genelinde dağıtımı yapılan süreli ve süresiz yayınların İzmir-Göztepe başbayiliği sözleşmesi bulunduğunu, bayilik sözleşmesinin davalı tarafından tek taraflı olarak 01/02/2007 günü gerekçe gösterilmeksizin fesih edildiğini 258.407,78 TL borç üzerinden davacılar hakkında yasal işlem başlandığını İzmir 21.icra müdürlüğünün 2007/15025 ve 2007/15107 sayılı dosyalarında takip yapıldığını, cebri icra baskısı altında kalan davacının taşınmaz satışı için kıymet takdirlerinin yapılması üzerine alacağın geneline göre az bir miktar faiz indirimini içeren 20/09/2007 günlü ödeme protokolü kapsamında tüm icra dosya borçlarını ödemek durumunda kaldığını, 25/12/2007 günlü ibraname düzenlendiğini, davacıların asıl borçlarının 258.400,00 TL olmayıp 173.500,00 TL olduğunu, böylece 84.900,00 TL fazla tahsilat yapıldığını, bu bedelin şimdilik 80.000,00 TL sinin ibra tarihi olan 25/12/2007 gününden itibaren reeskont avans faizi ile birlikte tahsilini, davacı … ın cebri icra baskısı altında borcu ödeyebilmek için sahip olduğu taşınmazları piyasa değerinin çok altında fiyatlarla satmak zorunda kalmasından dolayı uğranılan zararın şimdilik 20.000,00 TL sinin 25/12/2001 gününden itibaren yasal faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacıların davalı şirketin İzmir-Göztepe bayisi iken borçlarını ödeyemez duruma gelmiş olmaları nedeniyle sözleşmenin sonlandırıldığını, kalan borcun ödenmesi için ihtarname gönderildiğini borcun ödenmemesi üzerine takip yaptıklarını, itiraz üzerine itirazın iptali davası açtıklarını, bunun üzerine davacı şirketin borca itirazını geri aldığını takibin devamına muvafakat ettiğini, borcu kabul ettiğini beyan etmiş, açılan itirazın iptali davasında %40 inkar ödencesine karar verildiğini, bedelin ödendiğini borcun sona erdiğini, ortada zamanaşımı bulunduğunu, davanın esastan mesnetsiz olduğunu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece;Taraflar arasında 20/09/2007 günlü Borç Tasfiye Sözleşmesi Başlıklı belge düzenlenerek muaccel hale geldiği söylenen borçların geri ödenmesi koşulları, tarafların karşılıklı hak ve yükümlülüklerinin belirlendiği, davalının 25/12/2007 günlü “belgedir” başlıklı ibranameyi davacılara verdiği, davacının, aralarında yapılan sözleşmelere karşın, fazla miktarda ödeme yaptığını iddia etmiş ise de bu iddiasını kanıtlayamadığı, 20/09/2007 ve 25/12/2007 günlü belgeler içeriklerinin aksini aynı nitelikte belgeler ile kanıtlayamadığı, bu nedenle fazlaya ilişkin ödemenin bulunmadığı, davacının cebri icra baskısı nedeniyle borcunu ödeyebilmek için sahibi bulunduğu taşınmazları piyasa değerlerinin çok altında fiyatlarla satmak durumunda kaldığını o nedenle de zarara uğradığını iddia ettiği, ancak icra takibine uğrayan borçlunun taşınmazlarının hangi usul ve esaslar çerçevesinde satışının yapılacağının yasalarda açıkça belirtildiği, değerinin altında satışın söz konusu olduğu durumlarda, taşınmaz sahibinin ait olduğu merci Ya da mahkemede itirazlarını dile getirmesi gerektiği gerekçesiyle davacının davasının reddine karar verilmiş hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davacının borç tasfiye protokolünü icra tehdidi altında imzalamış olduğunu usulüne uygun delillerle kanıtlayamamış olmasına göre, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden alınmasına, 26.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.