YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10299
KARAR NO : 2013/13345
KARAR TARİHİ : 09.09.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin 2010/512 E. 2011/973 K. nolu kararın hüküm fıkrasının 1. Pragrafındaki hükümle ilgili yeniden karar vearilmesine yer olmadığına, davacının tazminat talebinin reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Mahkemece davanın kabulüne dair verilen 2010/512 E. – 2011/973 K. sayılı 20.10.2011 tarihli karar sadece davalı vekili tarafından temyiz edilmiş olup, Dairemizin 04.04.2012 tarih, 2012/400 E. – 2012/5590 K. sayılı ilamı ile hüküm “………….. dava ve takip konusu bono üzerinde yer alan T.C. kimlik numarası davacı borçluya aittir. Bu durumda davalının kötüniyetli olup olmadığı üzerinde durulup sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu yön üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.” gerekçeleriyle bozulmuştur.
Mahkemece anılan Dairemiz bozma kararına uyularak “davacının tazminat talebinin reddine” şeklinde karar verilmesinde isabetsizlik yok ise de; reddedilen kısım kötüniyet tazminatına ilişkin olduğundan davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 09.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.