Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/10373 E. 2013/14486 K. 23.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10373
KARAR NO : 2013/14486
KARAR TARİHİ : 23.09.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacılar vekili; müvekkili …’ın davalı şirketle olan ticari ilişkisi gereği sipariş ettiği mallara karşılık davalı şirkete avans çekleri verdiğini, siparişlere karşılık faturalandırılan tutarın 89.103,70 TL olduğunu, fatura karşılığı teslim alınan malların 20.794,51 TL tutarlık kısmının davalı şirkete fatura ile iade edildiğini, davalı şirkete sipariş karşılığı müvekkili …’ın hesabından toplam 80.000,00 TL bedelli 7 adet çek teslim edildiğini, bu çeklerden icra takibine konu edilen iki adet 12.500,00 TL bedelli çekler dışındaki çeklerin takas yoluyla ve haricen ödendiğini, haricen ödenen çeklerin teslim alınarak banka şubesine iade edildiğini, ayrıca müvekkili …’ın ciro yoluyla toplam 20.000,00 TL bedelli 3 adet çeki ve kendisinin düzenlediği toplam 25.000,00 TL bedelli 2 adet senedi de davalı şirkete teslim ettiğini, ciro yoluyla teslim edilen 20.000,00 TL bedelli 3 adet çekin bedelinin banka yoluyla ödendiğini, müvekkili …’ın hesabından davalı şirket şube müdürü hesabına toplam 14.000,00 TL’lik havale yapıldığını, dolayısıyla davalı şirkete toplam borcun 68.309,19 TL olmasına rağmen toplam 89.000,00 TL ödeme yapıldığını, buna rağmen toplam 50.000,00 TL bedelli 2 adet çek ve 2 adet senedin halen davalı şirket elinde bulunduğunu, bunun yanında borcun teminatı olarak müvekkili … adına kayıtlı taşınmaz üzerine ipotek tesis edildiğini, borç sona ermesine rağmen ipoteğin de kaldırılmadığını ve ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını belirterek müvekkillerinin davalı şirkete toplam 50.000,00 TL bedelli çek ve senetler nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine, müvekkili … adına kayıtlı taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmasına ve davalı aleyhine tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacı …’ın müvekkilinden aldığı toplam 89.097,67 TL tutarındaki mala karşılık vermiş olduğu 30.09.2005 tarihli 10.000,00 TL bedelli çeki ödediğini, ancak davacı tarafça haricen ödendiği ileri sürülen 30.11.2005 ve 30.12.2005 tarihli 12.500,00TL bedelli çeklerin ödenmemesi üzerine 30.03.2006 ve 30.04.2006 tarihli 12.500,00 TL bedelli senetlerin müvekkil şirkete verildiğini, ayrıca takastan ve haricen ödendiği belirtilen 31.08.2005 ve 30.10.2005 tarihli 10.000,00 TL bedelli çeklerin müvekkil şirkete verilmediğini, davacı …’ın ciro ederek verdiği iddia edilen toplam 20.000,00 TL bedelli çeklerin de müvekkil şirkete verilmediğini, aralarındaki ticari ilişkiyle ilgisinin olmadığını, yine müvekkil şirket müdürüne yapılan 14.000,00 TL’lik ödemeden sadece 4.750,00 TL’lik kısmının müvekkil şirketle ilgili olduğunu, davacı tarafın iade faturası olduğunu belirttiği faturalardan toplam 11.662,03 TL bedelli 4 faturanın iade faturası olduğunu, diğer faturanın ise müvekkil şirketten alınan tanıtım levhaları ve malzemesine ilişkin olduğunu, müvekkil şirket cari hesabında davacıdan 62.685,63 TL alacaklı iken 54.776,00 TL üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yaptığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; taraflar arasındaki ticari ilişki sonucunda davacının davalıdan 89.097,66 TL tutarında mal satın aldığı, bu mal karşılığı yaptığı ödeme ve mal iade tutarının 26.412,04 TL’sinin davalının kabulünde olduğu, 30.11.2005 ve 30.12.2005 tarihli 12.500,00 TL bedelli 2 adet çekin karşılıksız kaldığı, ancak sonradan çek asıllarının bankaya iade edilmesi nedeniyle bedellerinin ödendiğinin kabul edilmesi gerektiği, davalının bu çeklerin verilerek karşılığında senet alındığına dair beyanının çekin iade edilmesi karşısında dinlenemeyeceği, 31.08.2005 ve 30.10.2005 tarihli çeklerde ve davacı …’ın ciro yoluyla teslim ettiği toplam 20.000,00 TL bedelli 3 adet çekte şirketin büyük hisse sahibi ortağı olan …’ın cirosunun bulunduğu, bu nedenle çeklerin davalı şirketle olan ticari ilişki nedeniyle hakim ortağa verildiğinin kabul edilmesi gerektiği, davalı tarafın bu çeklerin şirket ortağına başka bir ilişki nedeniyle verildiği yönündeki savunmasını ispatlayamadığı, davalı şirketin şube müdürü olan …’nun ise davalı şirket adına işlemler yaptığı, iade malları teslim aldığı, 4.750,00 TL’lik davalı şirket borcu için yapılan ödemenin de bu şahsa yapıldığı dikkate alındığında bu şahıs hesabına yapılan tüm ödemelerin davalı şirket borcu için yapıldığının kabul edildiği, davacı tarafın borcuna karşılık 11.564,38 TL fazla ödeme yapmış olduğu, bu durumda icra takibine konu 12.500,00 TL bedelli 2 adet çekin ve 2 adet senedin bedelsiz kaldığı, davacının borcu olmadığı halde davacı … adına kayıtlı taşınmaza dayalı olarak ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılmasının da doğru olmadığı, davalının yaptığı bu takiplerde haksız ve kötüniyetli olduğu, davacının diğer taleplerinin ise reddinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının icra takiplerine konu edilen toplam 50.000,00 TL bedelli 4 adet çek ve senet nedeniyle ve ipotekli takipten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 23.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.