YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10402
KARAR NO : 2013/13978
KARAR TARİHİ : 16.09.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; davalı tarafından müvekkili hakkında kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığını, ancak takibe konu senetler altındaki imzaların müvekkiline ait olmadığını belirterek müvekkilinin takip konusu senetler nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacı tarafın iddialarının haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; takip konusu senetler altındaki imzaların davacı eli ürünü olup olmadığı hususunun Adli Tıp Kurumu raporu ile tespit edilmediği, bu durumda takibe konu 10.000,00 TL’lik senedin davacı tarafından düzenlendiğini gördüğünü beyan eden davalı tanığı …’ın beyanının hükme esas alınması gerektiği, takibe konu diğer senetlerin ise davacı tarafından imzalandığının davalı tarafça ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, takibin takibe konu 10.000,00 TL bedelli senet ve ferileri bedeli olan 10.882,93 TL üzerinden devamına, bakiye asıl alacak ve ferileri yönünden takibin iptaline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Mahkemece alınan Adli Tıp Kurumu raporunda dava konusu bonolardaki imzaların davacının eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği belirtilmiştir. Davalı vekili yeniden imza incelemesi yaptırılmasını talep etmiştir. Bu durumda mahkemece kesin bir sonuca varılabilmesi için konusunda uzman üç kişilik bilirkişi heyetine yeniden imza incelemesi yaptırılarak ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp, tüm deliller hep birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.