Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/10506 E. 2013/14053 K. 17.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10506
KARAR NO : 2013/14053
KARAR TARİHİ : 17.09.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında açık hesaba dayalı ticari ilişki olduğunu, müvekkili şirketin faturaya dayalı verdiği malların bedelini alamadığını, bunun üzerine davalı aleyhine Isparta 3. İcra Müdürlüğü’ nün 2011/4322 sayılı dosyasından icra takibi yaptıklarını, davalının bu takibe borcun fazlasıyla ödendiği yönündeki itirazının doğru olmadığını, zira sözkonusu ödemelerin takibe konu faturalarla ilgisi olmayıp, daha önceden alınmış olan mallara ilişkin olduğunu belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına ve davalı aleyhine alacağın %40’ı kadar icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu alacakla ilgili tahsilat makbuzlarını sunduklarını beyanla, davanın reddine ve davacı aleyhine %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davalı tarafın ticari ilişkinin varlığını ve takip dayanağı fatura kapsamındaki malların teslim edildiğini kabul ettiği, ancak ödemenin fatura kapsamındaki malların bedelinden de fazla olup borçtan ziyade mal alacaklarının bulunduğunu beyan ettiği, ancak bu savunmasını yazılı delille kanıtlayamadığı gibi yemin deliline de başvurmadığı, usule uygun düzenlenmeyen taraf defterlerinin de ispat vasıtası olarak geçerli kabul edilmediği belirtilerek, davanın kabulü ile itirazın iptaline, Isparta 3. İcra Müdürlüğü’ nün 2011/4322 sayılı dosyası üzerinden yürütülen takibin devamına, 7.789,11-TL asıl alacak üzerinden hesaplanacak %40 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı, ödeme savunmasında bulunmuş ve tahsilat makbuzları sunmuştur. Tahsilat makbuzundaki imzalar davacı tarafça inkar edilmemiş, ancak bu tahsilat makbuzlarının önceki alacakla ilgili ödemeler olduğu ileri sürülmüştür. Davacı, tahsilat makbuzundaki ödemelerin dava konusu alacağa ait olmayıp önceki alacaklarla ilgili olduğunu yazılı delille kanıtlamak zorundadır. Dosyaya bu yönde bir delil sunulmamıştır. Mahkemece 2 kez bilirkişi incelemesi yaptırılmış, ilk bilirkişi raporunda davacı defterlerinde 10.543,15-TL alacak olduğu, ancak bu alacağın kimden olduğunun belirlenemediği, davalı defterlerinde ise 3.127,68-TL borç göründüğü tespit edilmiş, 2. bilirkişi raporunda ise davanın temelini oluşturan icra takibi 6 adet faturaya dayandığı halde 7 adet fatura incelenmek suretiyle görüş bildirilmiş, tahsilat makbuzlarının davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı açıklandıktan sonra davalı defterlerine göre 3.128,23-TL borç tespit edilmiştir. 2. bilirkişi raporunda ayrıca davacı defterlerine göre önceki dönemlerle ilgili bir alacak tespit edilemediği de bildirilmiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporları dikkate alınmamış ve davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa, usule uygun tutulmayan davacı defterleri kendisi aleyhine delil teşkil eder. Ne var ki, 2. bilirkişi raporunda takibe konu edilen ve davaya temel alınan 6 adet fatura ile sınırlı olarak yapılacak inceleme sonucunda davacı defterlerinin kendisi aleyhine delil teşkil edeceği hususu gözetilerek 2. bilirkişiden ek rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.