Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/10842 E. 2013/13473 K. 10.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10842
KARAR NO : 2013/13473
KARAR TARİHİ : 10.09.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, davalının bankadan kullandığı krediye davacının kefil olduğunu, ayrıca ipotek verdiğini, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacının taksitleri ödemek zorunda kaldığını, ödenen miktar için yapılan icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının kredi sözleşmesine müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğunu, alacağın yargılamaya muhtaç olduğunu, temerrüdün oluşmadığını, ticari faizin talep edilemeyeceğini, ibraz edilen dekontların sadece ikisinde davacının isminin bulunduğunu, tüm kredi ödemelerinin davalı tarafından yapıldığını belirterek davanın reddine ve % 40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre; ödeme dekontlarından sadece ikisinde ödeyen olarak davacının isminin yazılı olduğu, diğer dekontlarda ödeyen olarak davalının isminin yazılı olduğu, davalının söz konusu taksitleri kendisinin ödediğine dair yemin ettiği, buna göre davacının isminin yazılı olmadığı dekontlardaki taksitleri ödediğini ispat edemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, takibin 3.857,84 TL üzerinden devamına, kabul edilen kısım üzerinden davacı lehine % 20 oranında, red edilen kısım üzerinden davalı lehine % 20 oranında tazminata karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacının icra takibinde kötüniyetli olduğunun ispat edilememiş olması dikkate alınmaksızın davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu yönden bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı lehine BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.