YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11040
KARAR NO : 2013/14890
KARAR TARİHİ : 26.09.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı … Turz. Tic. Ltd. Şti’nin davalıdan olan alacağını temlik aldığını, temlik işleminin ihtarname ile davalıya bildirilip, alacağın ödenmesi istenmesine rağmen borcun ödenmediğini, konaklama bedellerinden kaynaklanan alacakları için girişilen icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, müvekkili şirket ile temlik eden … Ltd. Şti. arasında 2009 yılı turizm sezonunu kapsayan bir ticari sözleşme yapıldığını, müvekkili şirketin reklam ve ön anlaşmalar ile … Ltd. Şti’nin işlettiği … otelle ilgili sözleşmeye uygun konaklama satışları yapıldığını, 2009 Temmuz ayında … Ltd. Şti’nin otelinin kapatıldığını, otele konaklamak üzere gelmiş ve gelecek olan müşterilerin mecburen daha farklı fiyatla başka otellere gönderilmek ve müvekkilinin daha fazla ücret ödemek zorunda kaldığını, verilmeyen hizmetler nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını, müvekkilinin temlik eden şirkete borcu olmadığını, davacı ile müvekkili arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığını savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre; davalı şirketin ticari defter kayıtları uyarınca dava dışı şirkete 31.801,05 TL borçlu olduğu, ticari defterlerin davalı aleyhine delil teşkil edeceği, tarafların 10.05.2010 tarihli Sulh anlaşması ile 26.022,37 TL konusunda sulh oldukları, icra takibine haksız olarak itiraz edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan kök ve ek bilirkişi raporları yeterli araştırma ve incelemeyi içermediği gibi Yargıtay denetimine de uygun değildir. Bu durumda mahkemece tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde, dosyaya sunulan 10.05.2010 tarihli belge ve özellikle sözkonusu belgedeki “ödenen miktar takip dosya borcundan düşülecektir.” ibaresi üzerinde durularak, takibe dayanak faturaların davalı defterinde kayıtlı olup olmadığını ve davalının ödeme belgeleri varsa bunların dosyaya ibraz ettirilerek konusunda uzman yeni bir bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve Yargıtay denetimine uygun bir rapor alınıp, tüm deliller birlikte değerlendirilerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.