YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11059
KARAR NO : 2013/16563
KARAR TARİHİ : 24.10.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki birleştirilen menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı her iki davanın da reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında hiçbir ticari veya akdi ilişkinin olmadığını, ancak müvekkilinin eski şirket yetkilisi dava dışı …’ın dava konusu takibe konu bononun tanzim tarihini 10/06/2010 tarihi olarak geçmiş tanzim tarihi atmak suretiyle yönetici olduğu dönemde düzenlenmiş bono görüntüsü vermeye çalıştığını, bonodaki tanzim tarihinin gerçeğe aykırı olup sahte olduğunu, bononun gerçekten düzenlendiği tarihte …’ın müvekkilini temsil ve ilzama yetkili olmadığını, ayrıca bono üzerindeki kaşenin dahi müvekkilinin kullandığı kaşe olmadığını belirterek müvekkilinin Konya 4. İcra Müdürlüğünün 2012/4763 Esas sayılı dosyasında icra takibine konu ettiği 51.370,00 TL bedelli bir adet bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve müvekkili lehine %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili birleşen Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2012/184 E. sayılı dosyasında müvekkili ile davalı arasında hiçbir ticari veya akdi ilişkinin olmadığını, ancak müvekkilinin eski şirket yetkilisi dava dışı …’ın dava konusu takibe konu bonoların tanzim tarihini 10/06/2010 tarihi olarak geçmiş tanzim tarihi atmak suretiyle yönetici olduğu dönemde düzenlenmiş bonolar görüntüsü vermeye çalıştığını, bonolardaki tanzim tarihinin gerçeğe aykırı olup sahte olduğunu, bonoların gerçekten düzenlendiği tarihte …’ın müvekkilini temsil ve ilzama yetkili olmadığını, ayrıca bonolar üzerindeki kaşelerin dahi müvekkilinin kullandığı kaşeler olmadığını ifade ederek müvekkilinin Konya 10. İcra Müdürlüğünün 2012/3152 Esas sayılı dosyasında icra takibine konu ettiği 24.780,00 TL, 23.800,00 TL ve 35.800,00 TL bedelli olmak üzere toplam 83.580,00 TL bedelli üç adet bono nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine ve müvekkili lehine %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2012/184 E. sayılı dosyası ile iş bu dosya arasında fiili ve hukuki irtibat bulunması nedeniyle dosyaların birleştirilmesine karar verilmiştir.
Davalı vekili Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2012/183 E. sayılı dosyasına ilişkin cevap dilekçesinde, icra takibine konu bonodaki tanzim tarihinin doğru olduğunu, bononun borç karşılığı davacı şirket adına yetkilisi … tarafından 10/06/2010 tarihinde düzenlendiğini, davacının iddiasını yazılı delil ile ispat etmesi gerektiğini bildirerek davanın reddi ile müvekkili lehine 40’tan az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2012/184 E. sayılı dosyasına ilişkin cevap dilekçesinde, dava konusu bonolardaki tanzim tarihlerinin doğru olduğunu, müvekkilinin tacir olmaması ve dava konusu bono üzerinde “nakden” ibaresi ile sabit olduğu üzere senedin nakit karşılığı keşide edilmiş olduğunu, davacının iddialarını yazılı deliller ile ispat etmesi gerektiğini, bonoların davacı şirketin kayıt ve defterlerinde gözükmemesinin müvekkilinin alacağına herhangi bir etkisinin olamayacağını belirterek davanın reddi ile müvekkili lehine 40’tan az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere göre bonoların üzerinde yazılı tanzim tarihlerinde bonoları davacı şirket adına imzalayan …’ın davacı şirketi tek başına temsil ve ilzama yetkili olduğu, bilimsel olarak yazı ve imza yaşının belirlenmesinin mümkün olmadığı, davalı yanca bonoların düzenlenme nedeninin ta’lil edilmediği, davacının iddialarını usulüne uygun yazılı delillerle ispatlayamadığı, davalının kendisine yöneltilen yemini eda ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 24.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.