Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/11842 E. 2013/17730 K. 11.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11842
KARAR NO : 2013/17730
KARAR TARİHİ : 11.11.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili; taraflar arasında imzalanan hazır beton anlaşması gereği davalının ürettiği hazır betonları müvekkilinin yapımını üstlendiği inşaatlara satarak teslim edeceğini, sözleşmeye ek olarak düzenlenen tutanakta belirtildiği üzere bu alışverişin karşılığı olarak davalıya keşide edilen 5 adet çekin teminatı olarak 5 adet senedin keşide edilerek verildiğini, çeklerin bedelleri ödenmesine rağmen davalının bedeli ödenen 1 adet çeki ve bu teminat senetlerinin bir kısmını müvekkiline teslim etmediği gibi senetlerden 1 tanesini icra takibine konu ettiğini belirterek söz konusu icra takibi nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacı tarafça sunulan ”tutanak” başlıklı belge içeriğinde takibe konu senedin teminat senedi olduğuna ilişkin bir ibare olmadığını, davacı tarafça sunulan belgelerdeki ödemelerin de hangi borca karşılık yapıldığının belli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; taraflar arasındaki ihtilaflı olan hususun ”tutanak” başlıklı belgeye göre taraflar arasındaki sözleşmenin teminatı olarak davalıya verilen 5 adet senet karşılığı yine davalıya verilen çeklerin bedellerinin ödenip ödenmediği noktasında toplandığı, tarafların kayıtlarının birbirini doğrulamadığı, davacı tarafından dosyaya sunulan tüm belgelere göre anılan teminat senetlerine karşılık verilen çeklerin karşılığının ödendiği, bu çeklerin ödenmesine karşın 30/10/2010 keşide tarihli çek ile davaya konu 03/11/2011 vadeli senedin davalı tarafından davacıya iade edilmediği, bu suretle anılan senetten dolayı davacının davalıya borçlu bulunmadığı, bunun yanında her ne kadar davalı taraf takipte haksız ise de tarafların ticari kayıtlarının birbirini doğrulamaması, davalının kötüniyetli olmaması ve olayın yargılamayı gerektirmesi nedeniyle davacı lehine tazminata hükmedilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Taraflar arasında düzenlenen ”tutanak” başlıklı belgede dava konusu senetlerin 5 adet çeke karşılık verildiği ve bu çekler ödendiği takdirde iade edileceği kararlaştırılmış olup, çek bedellerinin dava konusu icra takibinden önce ödendiği dosya içeriğinden anlaşılmasına rağmen senetlerin bir kısmının iade edilmeyip bu senetlerden biriyle takibe girişilmesinde davalı alacaklının kötüniyetli olduğunun kabulü ile davacı taraf yararına İİK’nın 72/5 maddesi uyarınca kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.