YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12154
KARAR NO : 2013/17772
KARAR TARİHİ : 11.11.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; taraflar arasında satış ve servis istasyonu işletimi ile ilgili olarak 05/09/2003 tarihinde “Bayilik ve İşletmecilik Sözleşmesi” başlıklı sözleşme ve bu sözleşmeye ek olarak “Protokol ” başlıklı sözleşme imzalandığını, işbu protokol ile bayilik ve işletmecilik sözleşmesi hükümleri sabit kalmak kaydıyla Devlet tarafından (…) açıklanan, ana dağıtım firmasına tanınan kar marjı üzerinden %1 oranın ana dağıtıcı olarak davalı şirkete bırakılacağı, kalan kar marjının ise peşin iskontosu veya vade olarak müvekkili davacı şirkete yansıtılacağı, peşin iskontolu veya vadeli alım seçiminin müvekkili davacı şirkete ait olacağının kararlaştırıldığını, ancak geçmişe dönük faturalar ve …’ın resmi dökümlerinin incelenmesinde davalı şirketin sözleşme hükümlerine aykırı olarak iskonto oranlarının eksik uygulandığının görüldüğünü, ihtara rağmen eksik oranda iskonto uygulamaya devam edildiğini, fiyat farkı faturalarının bir bölümünün dava konusu yapıldığı … Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/448 Esas dosyasının davacı lehine karara çıktığı ve kararın kesinleştiğini, mezkur davanın davacı lehine sonuçlanmasından sonra davacı şirket tarafından diğer fiyat farkı fatura alacaklarının da davalıdan talep edildiğini, ancak davalının kesinleşmiş mahkeme kararına rağmen diğer faturaları ödememesi üzerine faturalara dayalı icra takibine girişildiğini, davalı şirketin itirazı üzerine takibin durduğunu, her ne kadar icra takibinde 174.243,87 TL alacak talep edilmiş ise de, bu bedelin içerisinde tahsil edilen faturaların da sehven takip konusu yapıldığını belirterek 156.065,70 TL üzerinden itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının peşin ödeme iskontosu isteme hakkının olmadığını, bayilik sözleşmesinin imzalanmasından itibaren uygulanmış olan fiyata ve iskonto oranına yıllarca itiraz etmemiş olan davacının sözleşmenin eki olarak imzalandığını ileri sürdüğü protokole dayanarak farklı bir oranın uygulanmasını istemesinin hukuki ve ticari açıdan mümkün olmadığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda; fiyat farkından kaynaklanan 98 adet fatura ile bu faturaların toplam tutarı olan 174.243,87 TL’nin davalının ticari defterlerinde kaydı bulunmasa da, davalı tarafın cevabi ihtarname ile bayilik sözleşmesinin eki mahiyetindeki protokolü tevilli olarak kabul etmiş olduğu, protokolün 2. paragrafında yer alan hükme göre, Devlet tarafından açıklanan ana dağıtım firmasına tanınan kar marjı üzerinden % 1 oranın ana dağıtıcı olarak davalı şirkete bırakılacağı ve kalan kar marjını peşin iskontosu olarak veya vade farkı olarak bayiye yansıtılacağı ve peşin iskontolu veya vadeli alımın bayinin seçimine bırakılacağı, davacı bayinin peşin ödeme iskontosunu tercih etmiş olması itibarıyla dağıtıcı karının % 1’lik bölümü dışındaki kısmın tamamını peşin ödeme iskontosu olarak uygulanması gerektiği, buna göre davacının takibe konu fiyat farkı faturaları nedeniyle icra takip tarihi itibarıyla davalıdan 153.546,50 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve alacağın likit, takibe itirazın haksız olduğu anlaşıldığından %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davalının 31/10/2006 tarihli cevabi ihtarnamesinde davacı tarafın dayandığı bayilik sözleşmesine ve ek protokole açıkça karşı çıkılmadığı ve verilen cevapla protokolün tevilli olarak kabul edildiğinin, aynı mahkemenin taraflar arasında aynı konuda görülüp sonuçlanan ve kesinleşen 2010/448 E., 2010/508 K. sayılı kararı ile hükme bağlanmış olmasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 11.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.