YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12276
KARAR NO : 2013/16733
KARAR TARİHİ : 30.10.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili aleyhine davalı yanca bonoya dayalı olarak icra takibine girişildiğini, icra takibine konu bono üzerindeki müvekkili imzasının sahte olduğunu müvekkili tarafından davalı tarafa böyle bir bono imzalanıp verilmediğini ileri sürerek icra takibine konu bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine ve % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili firma ile dava dışı … Tem. ve Taş Paz.Ltd. Şti. arasında ticari ilişki bulunduğunu, cari hesap borcuna istinaden davacı tarafından hem anılan şirket hem de kendi adına dava konusu bononun imzalandığını, davacının bono üzerindeki imzaları müvekkili şirket yetkilileri huzurunda attığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve alınan grafoloji raporu doğrultusunda, dava konusu bononun ön yüzüne borçlu sıfatı ile atılmış 2 adet ve aynı bononun arka yüzüne ciranta sıfatı ile atılmış bir adet olmak üzere toplam 3 adet inkar olunan imzanın davacı … elinden çıkmadığı, sahtecilik def-i’ nin mutlak def-i mahiyetinde olup, herkese karşı ileri sürülebileceği, bonodaki imzanın davacıya ait olmadığının davalı tarafça bilinmesi gerektiği, bu sebeple davalı tarafça yapılan takibin kötü niyetli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne icra takibine konu 14.06.2010 ödeme tarihli 20.000,00-TL bedelli bonodan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibin davacı yönünden durdurulmasına ve % 20 kötü niyet tazminatına karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 30.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.