Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/12313 E. 2013/15069 K. 01.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12313
KARAR NO : 2013/15069
KARAR TARİHİ : 01.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Mahkemece davanın kabulüne yönelik olarak verilen 17.06.2011 tarihli ilk hüküm davalı şirket müdürünün temyizi üzerine Dairemizin 31.05.2012 tarihli kararı ile bozulmuştur. Hükmüne uyulan 2012/2763 E., 2012/9317 K. sayılı bozma ilamında “…Karayolları Trafik Kanunu’nun 22.maddesi gereğince bağlı oldukları sanayi ya da ticaret odasına tescili zorunlu olan iş makinelerini tescil işleminin aynı Kanun’un 20/d. maddesi uyarınca noterden yapılması zorunludur. Yapılan satış işleminin anılan hükümler gereğince geçersiz olduğu, herkesin aldığıni iade ile yükümlü olduğu ve birlikte ifa ilkesinin bulunduğu gözetilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir….” denilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, Yargıtay bozma ilamında da belirtildiği üzere davacı ile davalı arasında düzenlenen iş makinasının satışına ilişkin sözleşmenin Karayolları Trafik Kanunu’nun 22.maddesi gereğince geçersiz olduğu, o nedenle taraflar arasındaki sözleşmenin geçerli sözleşmelerde olduğu gibi taraflarına hak ve borç doğurmayacağı, davacı ve davalının birbirlerinden almış olduklarını birbirlerine iade etmeleri gerektiği ve birlikte ifa ilkesinin bulunduğu, davaya konu iş makinesinin halen davacının elinde bulunduğu, davacının iş makinesini iade etmeden iş makinesi karşılığında vermiş olduğu senetlerin iptalini talep edemeyeceği sonuç ve vicdani kanaatine varıldığı belirtilerek, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
31.05.2012 tarihli bozma kararında yapılan satış işleminin geçersiz olduğu, herkesin aldığını iade ile yükümlü olduğu ve birlikte ifa ilkesinin bulunduğu da gözetilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Mahkeme, bozma kararına uymakla, Yargıtay’ ın bozma kararı uyarınca karar vermek zorundadır. Bu durumda Mahkemece iş makinasının iadesi koşuluyla davacının dava konusu senetlerden dolayı borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken iş makinesinin davacı elinde bulunduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA peşin harcın istek halinde iadesine, 01.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.