YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12788
KARAR NO : 2013/19387
KARAR TARİHİ : 04.12.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki birleşen menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı … Baharatçılık ve Kimyevi Madde AŞ. Vekili, … 22. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/356 Esas sayılı dosyasında davalının … 9. İcra Müdürlüğü’nün 2011/9459 sayılı dosyasında müvekkili aleyhine yaptığı icra takibinde dayandığı 25.11.2009 vade tarihli 500.000 Euro bedelli senette borçlu kısmında imzası bulunan …’nun müvekkilinin eski ortağı olup davalı ile anlaşarak karşılıksız senet düzenlendiğini, senette malen kaydı bulunmasına rağmen müvekkili şirkete mal satılmadığını ileri sürerek senetten dolayı davalıya borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davacının yetkili temsilcisi olan dava dışı … arasında 05.05.2009 tarihli arsa satış sözleşmesi yapıldığını, sözleşme uyarınca davacı şirkete satılan arsaya karşılık içinde davaya konu bononun da bulunduğu senedin alındığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı … Baharatçılık ve Kimyevi Madde AŞ. Vekili … 29. Asliye Tic. Mahkemesinin 2011/445 sayılı dosyasında aynı konuda bu sefer … 9. İcra Müdürlüğünün 2011/10535 sayılı dosyasında 05.05.2010 vade tarihli senede dayalı olarak davalının müvekkili aleyhine icra takibi yaptığını ileri sürerek açtığı menfi tespit davası HMK 166/4 maddesi gereğince yukarıda anılan dava ile birleştirilerek yargılamaya devam edilmiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki 05.05.2009 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin adı yazılı şekilde yapılmasından dolayı geçersiz olduğu, yine sözleşmeyi imzalayan davacı temsilcisinin sözleşmenin yapıldığı tarihte yetkili temsilci olmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne, asıl ve birleşen davaya konu senetlerden dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, asıl ve birleşen dava yönünden %40 oranında kötüniyet tazminatının asıl ve birleşen davanın davalısından tahsiline karar verilmiş, hükmü asıl ve birleşen davanın davalısı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davanın davalısı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Asıl ve birleşen davanın davalısı, icra takiplerine konu ettiği senetleri 05.05.2009 tarihli geçersizliği mahkemenin de kabulünde olan sözleşmeye dayanarak aldığından davalı takibinde haksız ise de kötüniyetli olduğu kanıtlanamamış olduğundan % 40 kötüniyet tazminatı ile de sorumlu tutulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün asıl ve birleşen davanın davalısı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.