YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13374
KARAR NO : 2013/19894
KARAR TARİHİ : 16.12.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; davacı şirket ile davalı borçlu şirket arasındaki ticari ilişki ve cari hesap sözleşmesi gereğince kalan borç miktarı olan 3.150.031 F.F. (255.000,00TL) ödenmesi konusunda taraflar arasında 15.04.1999 tarihinde protokol yapılarak, 15.04.1999 tarihli ipotek resmi senedi ile davalı gerçek kişilerin murisi olan …’in sahibi olduğu, 7 adet taşınmazın fekki bildirilinceye kadar birinci dereceden 145.000,00 TL bedel karşılığında ve yine aynı kişinin … ilçesinde sahibi olduğu taşınmazlar için de 16.04.1999 tarihli ipotek resmi senediyle 35.000,00 TL bedel mukabilinde 30.10.2000 tarihine kadar ipotek tesis edildiğini, daha sonra süreli verilen ipoteğin vadesinin 14.03.2002 tarihli ipotek senediyle fekki bildirilinceye kadar uzatıldığını, 15.04.1999 tarihli protokole ek olarak taraflar arasında 30.10.2000 ve 14.03.2002 tarihli ek protokollerin yapıldığını, en son 14.03.2002 tarihli protokol ile davacı ile davalı şirket arasındaki cari hesap borç bakiyesinin 147.000-EURO (180.000,00 TL) olduğu konusunda taraflar arasında mutabakat sağlandığını, protokolde vade ve miktarları belirtilen 24 adet senedin davalı tarafından davacıya verildiğini, bu senetlerden ilki dışındakilerin ödenmemesi üzerine davalılar aleyhine ipoteklerin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıldığını, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının takibe dayanak teşkil ettiğini ileri sürdüğü hak ve alacakların zaman aşımına uğradığını, 15.04.1999 tarihli sözleşme kapsamında mutabakata varılan 3.315.631 F.F. borç için azami limitli 255.000,00 TL tutarında teminat (üst sınır) ipoteğinin verildiğini, ipoteğin sözleşmede ayrıntıları yazılı 30.05.1999 tarihinden başlayan 30.05.2000 tarihine kadar devam eden vade tarihli bonoların teminatı olarak verildiğinin açık olduğunu, senet bedellerinin ödenmesi nedeniyle ipoteğin konusuz kaldığını, alacaklının borçlu şirket ile yaptığı ve davalı gerçek kişilerin murisi …’in imzasını taşımayan ek protokollerle davalılara borç yüklenemeyeceğini ve ipoteğin süresinin uzatılamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda; taraflar arasında borç miktarının tespitiyle ilgili olarak sırasıyla 15.04.1999, 30.10.2000 ve 14.03.2002 tarihli üç adet protokol yapıldığı, en son protokol ile borç miktarının 147.000-EURO (180.000,00 TL) olduğu, borcun birer ay vadeli, 31.03.2003 tarihinden başlayıp, 28.02.2005 tarihinde biten 6.111-EURO bedelli 24 adet senetle ödeneceği, senetlerden her hangi ikisinin ödenmemesi halinde tamamının muaccel hale geleceği ve 15.04.1999 tarihli protokole dayanılarak yapılan ipoteklerin 180.000,00 TL’lik borcun teminatı olarak fekki bildirilinceye kadar vadelerinin uzatıldığı hususlarının karara bağlandığı, esasen ipotek resmi senetlerinde de fekki bildirilinceye kadar ipoteklerin geçerli olacağı düzenlendiğinden ipoteklerin ve borcun zamanaşımına uğradığı şeklindeki savunmaya itibar edilmediği, davalı gerçek kişilere ihtarname keşide edilerek TMK.’nın 887. maddesindeki şartın yerine getirildiği, borcun ödenmesi amacıyla verilen senetlerden 6.111-EURO bedelli 31.03.2003 vadeli senet dışındaki diğer senetlerin ödenmemesi nedeniyle bu borcu ayrıca teminat altına alan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla İİK.’nın 45. maddesi uyarınca takip yapılabileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, koşulları oluştuğundan %40 oranındaki tazminatın davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı şirkete ilişkin olarak ileri sürülen temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı … mirasçılarının temyizine gelince; muris …’in dosyaya bir örneği sunulan 15/04/1999 tarihli Protokol’den doğmuş borçlar için ipotek verdiği, bunun dışında dosyaya sunulan protokollerden ve bu protokoller gereğince düzenlenmiş senetlerden hiçbirinde imzasının bulunmadığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Muris … mirasçıları anılan protokol çerçevesinde düzenlenmiş olan ve ipotekle teminat altına alınmış bulunan borç senetlerinin tümünün ödendiğini ve ödeme sebebiyle senetlerin kendilerine iade edildiğini belirterek ellerindeki senetleri mahkemeye sunmuşlardır. Senetlerin borçlu elinde bulunması bunların ödendiğine karine teşkil eder. Bu durumda mahkemece ipoteğin kapsamı ve savunma çerçevesinde değerlendirme yapılıp yukarıda açıklanan hususlar üzerinde durularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken ipotek kapsamı dışındaki ilişkiler de değerlendirilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Kabule göre de, takibe itiraz edenler mirasçı olduklarından İİK.’nın 67/3. maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilebilmesinin kötü niyetin sübutuna bağlı olduğunun gözetilmemesi de isabetsizdir.
SONUÇ:Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerden dolayı davalı şirketin temyiz itirazlarının reddine, (2) no.lu bentte açıklanan nedenden dolayı davalılar … mirasçılarının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.