Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/1339 E. 2013/6745 K. 15.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1339
KARAR NO : 2013/6745
KARAR TARİHİ : 15.04.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; müvekkil şirketi temsilen dava dışı …, davacı şirkete kefaleten dava dışı …, … ve dava dışı … Şirketi’ni temsilen … ve dava dışı …Gemicilik Şirketi’ni temsilen davalı ve … arasında gemi satışına dair sözleşme imzalandığını, sözleşme uyarınca geminin 120.000,00 USD karşılığında davacı şirkete devir ve teslim edileceğini, satış bedelinin 42.000,00 TL’sinin peşin ödendiğini, kalan bedelin vadeye bağlandığını, ayrıca teminat amaçlı 40.000,00 USD ve 50.000,00 TL bedelli çekler verildiğini, ancak davalının temsil ettiği dava dışı …Gemicilik Şirketi’nin gemi teslim edimini yerine getirmediğini, teminat olarak verilen çekler konusuz kaldığı halde davalının bu çeklere dayanarak icra takipleri başlattığını, kaldı ki çeklerin davacı şirket yönünden geçerli olabilmesi için her iki şirket müdürü tarafından birlikte imzalanması gerektiğini, oysa çeklerde sadece bir şirket müdürünün imzası olduğunu belirterek müvekkili şirketin takibe konu çekler nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin …Gemicilik Şirketi’ndeki hissesini 23.12.2005 tarihinde …’ye devrettiğini, şirketin diğer ortağı …’un ise hissesini aynı tarihte …’na devrettiğini, satışa konu geminin de şirketin kayıtlı mülkü olması nedeniyle bu tarih itibariyle devrinin adı geçen şahıslara geçtiğini, şirket devir ve satış sözleşmesiyle ilgili olarak 42.000,00 TL peşin para verildiğini, kalan bedel için de 40.000,00 USD ve 50.000,00 TL bedelli çekler verildiğini, çeklerin bedellerinin ödenmemesi nedeniyle icra takipleri başlatıldığını, hatta …’nun ceza davasında karşılıksız çek keşide etmek suçundan adli para cezası ile cezalandırıldığını, hissesini devreden … hakkında da dava açılması gerektiğini, ayrıca devredilen geminin suçta kullanıldığını, daha sonra gemiyi suçta kullanan kişinin şirkete ortak edildiğini, davaya konu çeklerin teminat çeki olmadığını,ayrıca …’nun şirketi temsile yetkili olduğunu, kaldı ki davanın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; menfi tespit davasının her zaman açılabileceği,bu nedenle davalı tarafın zamanaşımı definin reddedildiği, ayrıca …’un icra takiplerinde alacaklı veya borçlu sıfatının bulunmadığı, bu nedenle davalı tarafın husumet itirazının da reddinin gerektiği, bunun yanında davalı tarafça araç alım satım sözleşmesindeki imzaya itiraz edilmediği, sözleşmede imzası bulunan davalı ile …’un satıcı …Denizcilik Şirketi’nin, …’nun ise alıcı davacı şirketin ortağı oldukları, sözleşmede takibe konu çeklerin teminat olarak verildiğinin belirtildiği, takibe konu çeklerin davacı şirket hesabından hamiline düzenlendiği, önce … Şirketi’ne sonra davalıya ciro edildiği, davaya konu geminin 10.05.2004 tarihinden bu yana ve halen donatanının …Denizcilik Şirketi olduğunun tespit edildiği, dolayısıyla geminin takip tarihinde ve sonrasında alıcı olan davacı şirkete devredilmediğinin anlaşıldığı, davalı tarafça dayanılan hisse devri sözleşmelerinde ise bedelin peşin ve nakit olarak alındığının belirtildiği, bu sözleşmelerde takibe konu çeklere bir atıf yapılmadığı, araç satım sözleşmesi ile hisse devirlerinin ayrı ayrı işlemler olduğu, dava konusu geminin dava dışı bir takım sanıklar tarafından göçmen kaçakçılığı suçunda kullanıldığı, ancak bu davanın konusu ile ilgisinin olmadığı, araç satışında teminat olarak …Denizcilik Şirketi’ne verilen çeklerin davalı tarafından icra takibine konulmasının nedeninin anlaşılamadığı, …Denizcilik Şirketi’nin sözleşmedeki edimini yerine getirmediği, bu nedenle takibe konu çeklerin bedelsiz kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 15.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.