Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/14241 E. 2013/19587 K. 09.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14241
KARAR NO : 2013/19587
KARAR TARİHİ : 09.12.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili; davacı ile davalı arasında 30/03/2009 tarihli 5 yıllık süreli LPG Otogaz Bayilik sözleşmesi imzalandığını, davalının 16/09/2010 tarihinde keşide ettiği ihtarnameyle herhangi bir sebep göstermeksizin sözleşmeyi feshettiğini bildirdiğini, süresinden önce yapılan feshin haksız olduğunu, bu nedenle müvekkilinin sözleşmenin 39 ve 42. maddeleri gereğince davalıdan kâr mahrumiyeti ve cezai şart alacağının olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 120.500,96 TL kar mahrumiyetinden şimdilik 15.000,00 TL, 15.008,40 USD ceza-i şart bedelinden şimdilik 15.000,00 TL olmak üzere toplam 30.000,00 TL’nin fesih tarihi olan 17/09/2010 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkili şirket ile davacı şirketin ekonomik bütünlük içinde olduğu dava dışı … Petrol A.Ş. (…) arasında tesis edilen bayilik sözleşmesinin başlangıç tarihi 29/09/2003 olup, bu tarihte aynı zamanda mülkiyeti müvekkili şirketin ortağı …’a ait olan taşınmaz üzerine intifa hakkı tesis edildiğini, tesis edilen intifa hakkı ve akabinde akdedilen Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi ile taraflar arasında oluşan dikey ilişkinin 18/09/2005 tarihinden önce olması nedeniyle rekabet mevzuatı uyarınca 18/09/2010 tarihinde kendiliğinden sona ereceğini, bu nedenle feshin haksız olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda; taraflar arasında 30/03/2009 tarihinde LPG Otogaz Bayilik Sözleşmesi düzenlendiği, davalının 16/09/2010 tarihinde keşide ettiği ihtarname ile sözleşmeyi feshettiğini bildirdiği, davalı yanın ileri sürdüğü intifa hakkının 29/09/2003 tarihinde dava dışı … Petrol A.Ş. lehine verildiği, 2009 yılında davacı … Petrol…A.Ş. ile akdedilen bayilik sözleşmesini anılan intifa hakkı tesisi ile birlikte kabul etmenin mümkün olmadığı, bu nedenle davalının sözleşmeyi haklı bir nedene dayanmaksızın süresinden önce feshettiği, sözleşmenin 39 ve 42/d.3 maddeleri uyarınca davacının kâr mahrumiyeti ve cezai şart taleplerinin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davalı, davacı ile ekonomik bütünlük içinde bulunan ve grup şirketlerden olan … (… Petrol A.Ş.) ile arasındaki akaryakıt bayilik sözleşmesi ile anılan şirket lehine tesis edilen intifa hakkının Rekabet Kurulu’nun konuya ilişkin kararları doğrultusunda 18/09/2010 tarihinde kendiliğinden son bulacağını, böylece grup şirketlerden olan davacı ile akdedilmiş olan otogaz bayilik sözleşmesinin de geçersiz hale gelen akaryakıt bayilik sözleşmesi ve intifa sözleşmesine paralel olarak feshedilmiş sayılacağını, dava dışı … A.Ş. ile davalı arasındaki akaryakıt bayilik sözleşmesi ve intifa hakkının sona ermesinden sonra anılan şirketin grubu içinde yer alan davacı şirketle otogaz bayilik sözleşmesinin devamının mümkün olmadığını, bu nedenle feshin haklı olduğunu savunmuştur.
Dava dışı … Petrol ve Tic. A.Ş. tarafından dava dışı … Gaz Tic. ve San. A.Ş.’ye gönderilen 11/07/2007 tarihli ihtarnamede … Petrol ve Tic. A.Ş. ile davacı şirketin aynı ekonomik bütünlük içinde olan grup şirketleri oldukları açıkça kabul edilmiştir.
Yine aynı şekilde 01/02/2009 tarihli satış taahhütnamesinde davalı şirket tarafından taahhütnamede her yıl için belirlenen miktarda otogaz LPG’yi dava dışı … Petrol ve Ticaret A.Ş.’den veya … ile anlaşmalı olan LPG ve Madeni Yağ dağıtım firmalarından alma zorunluluğu getirilmiştir.
Buna göre davacı şirket ile dava dışı … A.Ş.’nin ayrı tüzel kişiliklere sahip olmakla birlikte ekonomik açıdan bağımsız olmayıp aynı ekonomik kontrol yapısı içinde oldukları, bu hususun dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden de açıkça anlaşıldığı, bu durumda davalı şirketin dava dışı … A.Ş. ile arasındaki akaryakıt bayilik sözleşmesi ile tesis edilen intifa hakkının kendiliğinden geçersiz hale gelmesi karşısında davalının dava dışı … A.Ş. ile ekonomik bütünlük içinde bulunan davacı ile yapmış olduğu otogaz bayilik sözleşmesinin de kendiliğinden geçersiz olduğu, davalının davacı ile sözleşme ilişkisini sürdürmeye zorlanamayacağı ve böylece feshin haksız olmadığının kabulü gerekmektedir.
Bu durumda mahkemece açıklanan hususlar gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz nedenlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harçların istek halinde iadesine, 09.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.