YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14552
KARAR NO : 2013/19346
KARAR TARİHİ : 04.12.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin Irak’a yapmış olduğu ihracattan dolayı alacağını Irak(Körfez) Savaşı nedeniyle tahsil edemediğini, bu şekilde mağdur olan ihracatçı şirketlere ve müteahhitlere yönelik olarak devlet desteği sağlandığını, bu kapsamda müvekkilinin hak etmiş olduğu alacağının davalı … kanalıyla tazmin edildiğini, ancak aradan 20 yıl geçtikten sonra davalı … tarafından müvekkiline kredi verildiği iddiasıyla kullandırılan kredi alacağın tahsilinin talep edildiğini, davalı bankanın ihracat ve ithalat için kredi veren bir banka olduğunu, fakat dönemin hükumetinin ve yüksek planlama kurumunun aldığı bir karar sonucu bu ödemelerin kredi olarak değil müvekkilinin alacağına karşılık avans olarak yapıldığını, davalının verdiği kredilerin hiçbir tanesi için hükumet kararı aranmadığını, bu ödemeyi farklı kılan durumun ihracatçı firmaların mağduriyetinin giderilmesi olduğunu, ödeme yapılırken ilgili kurumların bu ödemeleri bazı formalitelere bağladıklarını, bunların başlıcasının taahhütname olduğunu, bunun dışındaki genel kredi sözleşmesinin müvekkiline imzalatılmasında açıkça ikrah hali söz konusu olup, sözleşmenin bu nedenle yok hükmünde olduğunu ileri sürerek kredi sözleşmesinden dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili banka tarafından yürütülen Irak Kredisi programı, körfez krizi nedeniyle Iraktan olan ihracat, müteahhitlik ve nakliye alacaklarını tahsil edemeyen Türk firmalarının o dönemdeki finansman ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla Yüksek Planlama Kurulunun kararları uyarınca 1991 yılında uygulamaya konulduğunu, bu bağlamda Yüksek Planlama Kurulu kararları çerçevesinde Irak ve Kuveyt’ten alacaklı olan firmalara belirli şartlarla kredi kullandırılmasının ön görüldüğünü, davacı firma ile genel kredi sözleşmesi akdedilip, davacıdan teminat senedi ve taahhütname alındığını, davacı şirketten kredi kullandırım aşamasında alınan ve 3 yılda bir yenilenen senedin 26.07.2010 tarihinde yenilendiğini, davacı yanca 6111 sayılı yasa kapsamında alacağın yeniden yapılandırılması talebinde bulunulmadığını, müvekkili talebinin kanuna ve buna ilişkin Hazine Müsteşarlığının talimatlarına dayandığını, davacı iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir..
Mahkemece toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının davalı banka tarafından ödenen paraların kredi ilişkisinden kaynaklanmadığına ilişkin iddiasının yerinde görülmediği, dava konusu ödemenin kredi sözleşmesinden kaynaklandığı, nitekim 6111 sayılı yasanın 17/a maddesinde ve Gelir İdaresi Başkanlığı tebliğinde davalı … tarafından körfez krizi sebebiyle alacaklarını tahsil edemeyen firmalara ödenen paraların kredi olduğunun açıkça belirtildiği, akdedilen genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredi dolayısıyla davalı bankanın davacıdan 3 er yıllık devrelerle yeni teminat senetleri aldığı, davalı bankanın kredi bakiyelerini gösterir ekstreleri 4 ayrı yazı ekinde davacıya gönderdiği, davacının bu ekstrelere itirazda bulunduğuna ilişkin bir belgenin bulunmadığı, miktara yönelik bir itirazın da olmadığı, davalı bankanın davacıdan talebinde haklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 04.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.