YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14900
KARAR NO : 2013/19241
KARAR TARİHİ : 03.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili sandığın faaliyet alanlarından birinin de üyelerine kredi vermek olduğunu, müvekkili çalışanlarının kurumda çalışmayan davadışı başka bir şahısla birlikte hareket ederek, daha önce sandık üyesi iken vefat eden ve hesapları kapanan müteveffa üyeler adına yeniden sahte üyelik fişleri ve dosyaları düzenleyerek, üyeliklerini aktif hale getirilip hayali üye yaptıkları bu şahıslar adına sandıktan usulsüz krediler çıkarttıklarını, bu kredileri de davalı banka ile davadışı … ve … AŞ’de açtıkları usulsüz hesaplara aktararak çektiklerini, müteveffa üye … adına çıkartılan toplam 69.140-TL’ lik kredinin de bu şekilde davalının açtığı hesaplara havale edilip çekilmesi nedeniyle müvekkili sandığın zarara uğradığını, davalının ağır kusurundan doğan zararın tahsili için davalı aleyhine … 1. İcra Müdürlüğü’nün 2009/224 sayılı dosyasından icra takibi yaptıklarını, ancak itiraz üzerine takibin durduğunu, bir miktar paranın iade edilmiş olması sebebiyle mahsubu sonucunda, davalı bankanın hissesine düşen 49.341-TL’nin tahsiline yönelik itirazın iptaline ve davalı aleyhine %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının takibinde istediği tutarla işbu davayı açtığı miktarın farklı olduğunu, zira davacı kurumca birtakım tahsilatlar yapılmış olduğundan kendilerinin takibe yapmış oldukları itirazın haklı olduğunu, davacının müvekkili dışında da çeşitli bankalardan yolsuzluk yapanların hesaplarından çekilen paralar ve davacı kurumca yapılan tahsilatlar olduğunu ileri sürerek davacının kendince hesaplamalar yaptığını, alacağın yargılamayı gerektirdiğini ve bu hesaplamaların davacı kayıtları üzerinde bilirkişi eliyle inceleme yaptırılması gerektiğini beyanla, takip miktarı ile varsa gerçek alacak miktarı arasındaki fark kadar davacı aleyhine %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacı sandığın üyesi iken vefat eden ve hesapları kapatılan eski üyeler adına yeniden sahte üyelik fişleri düzenlenerek bu kişiler adına davalı bankanın da aralarında bulunduğu bankalarda sahte hesaplar açılıp bu hesaplara yapılan EFT’ler neticesinde davacının zarara uğratıldığının kesinleşmiş mahkeme kararıyla sabit olduğu, bilirkişi raporları ile ayrıntılı olarak hesaplandığında davalı bankanın davacıya 55.072,49-TL asıl alacak borcunun bulunduğu, davacının talebinin ise 49.341-TL olması nedeniyle bu miktar üzerinden … 1. İcra Müdürlüğü’nün 2006/224 sayılı takip dosyasındanı yapılan icra takibine davalının yaptığı itirazın iptaline dair davanın kabulü ile takibin 49.341-TL asıl alacak miktarı olarak devamına, alacağın belirlenmesi hesaplama ve yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı isteğinin reddine, davalının kötüniyet tazminatı talebinin de reddine karar verilmiş, hüküm her iki taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden davalıdan alınmasına, 03.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.