YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15106
KARAR NO : 2013/19972
KARAR TARİHİ : 17.12.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı ile müvekkili arasında 31/07/2007 tarihinde LPG otogaz bayilik sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 31/07/2012 tarihinde sona erdiğini, davalının 14/12/2010 tarihinde keşide ettiği, 20/12/2010 tarihinde müvekkiline tebliğ edilen ihtarname ile bayilik sözleşmesini tek taraflı olarak fesh ettiğini bildirdiğini, 5 yıl süre ile imzalanmış bayilik sözleşmesinin süresinin henüz dolmamış olması nedeniyle feshin haksız bulunduğunu, davalının feshinin haksız olması nedeniyle bayilik sözleşmesinin 29. Maddesi uyarınca davalının müvekkilinin uğradığı müspet zararı yani sözleşme devam etseydi elde edecek olduğu karı müvekkiline ödemek zorunda olduğunu, 139.222,06 TL müvekkilinin mahrum kaldığı kar olduğunu, bayilik sözleşmesinin 30. maddesine göre müvekkilinin davalıdan müspet zararı yanında cezai şart da talep edebileceğini, davalının 87.079,99 TL cezai şart ödemesi gerektiğini, ayrıca bayilik sözleşmesine ek protokol ile davalıya 1 adet komple elektrik tesisatının ariyet olarak teslim edildiğini, davalı tarafın sözleşme sona ermesine rağmen ariyet malzemeyi iade etmediğini, bu konuda müvekkili şirket tarafından ihtar keşide edildiğini, ariyet malzemeden dolayı 11,200,00 USD’yi ödemek zorunda olduğunu belirterek, bu kalemlerden 10.000’er TL olmak üzere şimdilik 30.000-TL’nin fesih tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin dava dışı 3. kişi konumundaki … Petrolcülük AŞ’nin istasyonlu akaryakıt bayisi olarak ve adı geçen firmanın tescilli markası olan moil amblemi altında akaryakıt istasyonu işlettiğini, müvekkilinin işletmekte olduğu istasyonun LPG ünitesinde satışını gerçekleştireceği otogaz LPG’nin ikmali konusunda davacı ile akdi ilişki içerisine girilerek 31/7/2007 tarihli LPG Otogaz Bayilik Sözleşmesinin akdedildiğini, davacının müvekkili ile akdettiği bayilik sözleşmesinden bir süre sonra, dava dışı … Petrolcülük ile 1/1/2009 tarihli bir sözleşme akdettiğini, somut olayda müvekkiline izafe edilecek bir kusur bulunmadığını, sözleşmenin sona erme tarihi konusunda müvekkiline tanınmış bir muhtariyet söz konusu olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, feshin haksız bir fesih olduğu, sözleşmenin 29. maddesinde kar kaybının, 30. maddesinde ise ayrı olarak cezai şart talep edilebileceğinin düzenlendiği, davacının her iki kalem tazminatı talep edebileceği, ariyetlere ilişkin ise yargılama süresince bir delil sunulmadığından bu kalem bakımından isteğin reddi gerektiği, davalının 22.1.2011 tarihinde temerrüde düştüğü gerekçesiyle, davanın kısmen kabulune, 10.000 TL kar mahrumiyeti, 10.000 TL cezai şart olmak üzere toplam 20.000 TL’nin 22.1.2011 tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiş olup, mahkeme kararı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 17.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.