Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/19142 E. 2014/15627 K. 28.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/19142
KARAR NO : 2014/15627
KARAR TARİHİ : 28.10.2014

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. gelmiş diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-

Dava icra takibine konu bononun teminat amacıyla verildiği ve iadesi gerektiğinde sahtesinin iade edilerek davacının dolandırıldığı iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
Davalı vekili, taraflar arasında ayrı hukuki nedenlere dayalı olarak iki farklı senet düzenlendiğini, birinin iade edildiğini, diğerinin ise iki daire karşılığında düzenlendiğinden ve borç ödenmediğinden icra takibine konulduğunu, dava konusu bono ile ceza mahkemesindeki bono arasında irtibat bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı hakkında ceza mahkemesi tarafından özel belgede sahtecilik suçundan verilen cezanın Yargıtay tarafından onandığı, bedelsiz senedi kullanma suçundan dolayı ise bu suçtan dava açılmadığından dava açılması gerektiği belirtilerek bozulduğu, Adli Tıp Kurumu’ nun 16.03.2013 tarihli raporuna göre dava konusu bonodaki imzanın davacıya ait olduğu, ancak davalının iptal ettiğini belirttiği bonodaki imzanın davacıya ait olmadığının anlaşıldığı, tapu kayıtlarına göre davalının davacıya 09.10.2008 tarihinde bir mesken satarak parasını aldığı, 21.11.2007 tarihinde ise dava dışı … tarafından davacıya bir mesken satıldığı, her iki dairenin bedellerini davacının kredi çekmek suretiyle ödediği, bononun ihdas nedeninin “nakden” yazılı olduğu, davacının bononun teminat amacıyla verildiğini iddia etmesine rağmen davalının devredilen daire karşılığında bononun verildiğini savunduğu, çift taraflı talil nedeniyle ispat yükünün yer değiştirmediği, ceza mahkemesinin gerekçeli kararında davalının gerçek senedi iade etmesi gerekirken sahte senedi iade ettiğinin tespit edildiği, davacıya iade edilen bononun sahte olması nedeniyle aslında davacının davalıya tek bono verdiğinin kabulü gerektiği bu anlamda dava konusu bononun bedelsiz olduğunun davalı tarafından kabul edildiği sonucuna ulaşılabileceği, ayrıca iki adet dairenin bedellerinin banka kredisi kullanılarak ödenmiş olması karşısında davalının söz konusu iki daire karşılığında bonoların alındığı yönündeki savunmasına da itibar edilemeyeceği, akit tablosunda dairelerin bedellerinin ödenmiş olduğunun yazılı olduğu, davalının savunmasını ispatlayamadığı, bedelsiz senedi icraya koymanın suç teşkil etmesi nedeniyle davalıya yemin teklif etme hakkının hatırlatılmadığı gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 1.100-TL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 28.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.