YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1925
KARAR NO : 2013/6961
KARAR TARİHİ : 16.04.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2010/443 Esas sayılı dosyası ile görülen davada ticari ilişkiden kaynaklı davacı lehine 39.458,06 TL’nin 17/01/2001 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, mahkeme kararı ile hüküm altına alınan miktarın 9 yılı aşkın süre sonra ödendiğini, ihtarnameye rağmen zararın karşılanmadığını belirterek fazlaya dair talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL munzam zarar tazminatının temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımının gerçekleştiğini, davacının ihtarnameyi davalı ile vekalet ilişkisi kalmayan avukata gönderdiğini, davacının munzam zarar isteme şartlarının oluşmadığını, BK 105 maddeye göre açılan bu davada davalının kusurunun oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre; davacının alacağını geç tahsil etmesinden kaynaklanan munzam zararının bulunmadığı, alınan 2 bilirkişi raporunun da bu doğrultuda olduğu, davalının icra takip dosyasına 39.458,06 TL asıl alacak 144.794,02 TL işlemiş faiz ve ferileri olmak üzere toplam 184.252,08 TL ödediği, bu rakamın ÜFE endeksine, 3092 sayılı Faiz Kanununa, Dolar Euro kuruna, mevduat faiz oranına ve iç borçlanma faiz oranına göre yapılan hesaplamaların hepsinden yüksek olduğu, dosya kapsamında munzam zarar için gereken kriterlerin oluşmadığı, kanunen yasak olan bileşik faiz uygulamasının da olayda uygulanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 16.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.