YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1981
KARAR NO : 2013/7760
KARAR TARİHİ : 29.04.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki birleştirilen istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Asıl ve birleşen davada davacı vekili; davalı şirket tarafından müvekkili aleyhine İzmir 14. İcra Müdürlüğü’nün 2010/15110 ve 2010/14474 esas sayılı dosyalarında yapılan icra takiplerinin dayanağı olan çeklerin ciro zincirlerinde kopukluk olduğunu, bu nedenle davalının yetkili hamil olmadığını, müvekkilinin itiraz sürelerini kaçırması nedeniyle takiplerin kesinleştiğini ve ödeme yapıldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin sözkonusu icra dosyalarına yaptığı ödemelerin tüm ferileri ile birlikte, her iki icra dosyasında da ödeme tarihi olan 22.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan istirdadına ve % 40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili asıl ve birleşen davaya cevabında; dava konusu çeklerin davacı ve davacının eşi olan dava dışı … tarafından müvekkil şirketten satın alınan gayrımenkullere ilişkin verildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılamada; asıl ve birleşen dava konusu çeklerin keşidecisinin …, lehtarının davalı … Ltd. Şti. olduğu, çeklerin arkasında ilk cironun davacı … …’ya ait olduğunun görüldüğü, çek lehtarı davalı şirketin bir cirosu olmaksızın çeklerin arkasındaki ilk cironun davacı … …’ya ait olduğu görülmekte ise de, sözkonusu çeklerin tümünün yine … tarafından davalı şirkete ciro edildiği ve ibrazında da çeklerin karşılıksız çıktığı, bu durumda davacının kendisine yapılan ilk cironun usulsüz olduğunu ileri sürerek ciro silsilesinde kopukluk olduğundan (kendisinin davalıya cirosunun olmasına rağmen) bahisle davalının yetkili hamil olmadığını iddia etmesinin TMK’nun 2 ve 3. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle davacının davalarının reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekiince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 29.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.