YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2130
KARAR NO : 2013/5404
KARAR TARİHİ : 27.03.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılardan … ve … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirket aleyhine davalılardan … tarafından bonoya dayalı olarak icra takibine girişildiğini, müvekkili şirkete ait yasal defter ve evraklarda yapılan incelemelerde, dava konusu icra takibinin dayanağı olan 20.02.2007 düzenleme, 15.05.2007 vade tarihli 250.000 TL bedelli bonoya ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığını, bono bedelinin, bono üzerinde nakden ahzolunduğunun belirtildiğini, ancak şirketin mali büyüklüğü göz önüne alındığında önemli bir meblağ teşkil eden bu bedelin mali mevzuata da uygun olarak şirket hesaplarına banka yoluyla geçmesi gerektiğini ve fakat şirket hesaplarında nakdi veya ayni böyle bir borçlanmanın söz konusu olmadığını, takip alacaklısı davalı …’ın Ankara 9. Noterliği’nin 37223 yevmiye no ve 31.12.2007 tarihli temliknamesi ile tüm dosya kapsamında bulunan alacağını diğer davalı …’e devrettiğini, icra takip dosyası üzerinden tahsilatlar yapılmakta olup haksız haciz tehdidi altına bulunan müvekkili şirketin devamlı olarak zarara uğratıldığını ileri sürerek icra takibine konu bononun iptali ile borçlu olunmadığının tespitine, dava tarihine kadar haksız olarak tahsil edilen miktarın istirdatına ve % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı …, davacı şirketin 2002 senesinden itibaren %50 ortağı, müdürü ve mali müşaviri olduğunu, şirket ortağı dava dışı….,ile aralarında anlaşmazlıkların ve yargıya taşınan davaların bulunduğunu, dava konusu bononun davacı şirket adına diğer davalı …’dan alınan borç para karşılığı düzenlendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı …, davalı …’ın icra takibine konu alacağını borcuna karşılık kendisine temlik ettiğini, iyi niyetli 3. kişi konumunda olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı …, bononun davalı …’dan alacağına karşılık ciro ile aldığını, borcu sebebiyle diğer davalı …’e temlik ettiğini, davacı şirket ile davalı … arasındaki konunun yabancısı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı …, dava konusu bonoyu davacı şirketten alacağına karşılık aldığını ve davalı …’a ciro ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalılardan …’nun davacı şirketi tek başına temsile yetkili müdür olduğu, bononun…., tarafından davacı şirket adına düzenlendiği konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, dolayısıyla alacaklı sıfatı olmayan …’nun davalı sıfatının bulunmadığı, …’nun toplam 265.580 TL tutarındaki 24 adet makbuzun 166.000 TL tutarındaki 10 adedini … lehine, 99.580 TL tutarındaki 14 adedini kendi lehine düzenlemiş olmasına karşılık bononun toplam makbuz miktarının altında fakat …e kesilen makbuz tutarının da üzerinde bir bedel için davalı … lehine düzenlendiği, ….,’nin aynı zamanda …’ın da muhasebecisi olduğu, şirket ortakları arasında cereyan eden geçimsizlik nedeniyle ortaklar arasında hukuk ve ceza davaları açıldığı, makbuzların gerçek bir ödünç alımını temsil etmeyip muvazaalı düzenlendiği, dolayısıyla dava konusu senedin gerçek bir borca ilişkin bulunmadığı, muvazaa iddiasının davacı tarafından ….,’ye karşı ileri sürülebileceği gibi, BK’nunu 167. maddesi uyarınca temlik alacaklısı …’a karşı da ileri yöneltilebileceği, dava dilekçesinde istirdadı talep edilen alacak miktarının gösterilmediği, ÎİK’nun 72/6.maddesi uyarınca menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam edilebilmesi için borcun tamamen ödenmiş olması gerektiği, somut davada icra dosyasında, dava tarihine kadar yapılmış bir tahsilat bulunmayıp dava tarihinden sonra kısmi tahsilat bulunduğundan davanın münferit menfi tespit davası olarak kabul edildiği gerekçesiyle, davalı … yönünden davanın sıfat yokluğu nedeniyle reddine, davacının, dava konusu bonodan dolayı davalılar …, … ve …’e borçlu olmadığının tespitine, takip durmadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine, davacı tarafından tahsil edilen miktar konusunda açıklamada bulunulmadığından bu konudaki talebin de reddine karar verilmiş, hüküm davalılar … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalı … hakkındaki davanın sıfat yokluğundan reddine karar verildiğinden davalının temyiz sebepleri gözetildiğinde davalının hükmü temyizinde hukuki yararı bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı …’ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun görülen hükmün onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı …’nun temyiz isteminin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı …’ın temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 27.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
T