YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2372
KARAR NO : 2013/6717
KARAR TARİHİ : 15.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı; taraflar arasında yapılan sözleşme uyarınca davalıdan sucuk doldurma ve bağlama makineleri aldığını, makinelerin bedellerinin 25.000-TL’lik kısmının davalıya ödendiğini, ancak 15.000-TL karşılığı olan sucuk bağlama makinesinin bozuk çıktığını, davalıya gönderdiği ihtarname ile otuz gün içinde sözleşme şartlarına uyulmasını aksi taktirde akdin feshedilmiş sayılacağı ve zararlarının tazmini için dava açılacağının bildirildiğini, davalının ihtara rağmen makineyi değiştirmediği gibi tamir de etmediği için davalıya götürerek teslim ettiklerini, ancak bu makine karşılığı verdikleri toplam 15.000-TL bedelli 3 adet senedin kendilerine iade edilmediğini ve … isimli kişiye devredildiğini, bu kişi tarafından da şirketleri hakkında icra takibine geçildiğini belirterek davalıya 15.000-TL borçlu olmadıklarının tespitine, icra takibinin iptaline ve haksız olarak icra takibi yapılmasına neden olan davalı aleyhine %40 oranında tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; 18/12/2008 tarihinde yapılan 2. el satım sözleşmesine istinaden satılan makinenin arızalı olduğunun bildirilmesi üzerine arızayı gidererek 06/09/2009 tarihinde davacı şirket yetkilisi …’a çalışır vaziyette teslim edildiğini, şirket yetkilisi …’ın makineleri kullanmak için ustalık belgesinin bulunmadığını, makinelerdeki sorunun mekanik olmayıp kullanıcı hatasından kaynaklandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve yapılan keşifler doğrultusunda; davalının satışını yaptığı makineler nedeniyle 2 yıl süreyle kullanıcı hatası dışındaki arızaları tamir etmeyi taahhüt ettiği, makineyi 2. el olarak satmış olsa dahi makinelere ait teknik özellikleri ve elektronik şemasını gösterir belgeleri davacı tarafa vermediği, duruşma aşamasında da makinelerin birlikte çalışmamasının sebebinin tespiti için gerekli olan bu teknik şemanın dosyaya sunulamadığı, yapılan tespitlerde makinelerin bağımsız olarak sorunsuz çalıştıkları, bilirkişi beyanlarına göre sorunun makinelerin birbirlerine sinyal gönderememesinden kaynaklı olabileceği, bu haliyle kullanıcı hatasından kaynaklı bir arızanın bulunduğunun sabit olmadığı, satıştan sonra 2 yıl süreyle davalı tarafın, makinelerin birlikte çalışmasını sağlayacak tamir işlemlerini yapması gerektiği, bu haliyle davalı yanca her ne kadar klips makinesinin tamir edildiği iddia edilmişse de, makinelerin birlikte çalışmasını sağlayacak tamir işleminin gerçekleştirilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile klips makinesinin davalıya iade edilerek bu makine bedeli olan 15.000-TL tutarında davacının, davalıya borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin iptaline yönelik talebin ise takip alacaklısının davada taraf olarak gösterilmemiş olması ve senedi kötü niyetli olarak ele geçirdiğine dair herhangi bir delilin dosyaya sunulmaması nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki 18/12/2008 tarihli sözleşmenin 4. maddesinde “Adı geçen her iki makine satıcı tarafından alıcının gösterdiği adresteki iş yerine kurulmuş ve çalışır durumda teslim edilmiştir. Makinelerin kullanım hatası dışında vereceği arızaları satıcı firma ücret talep etmeden iki yıl gidermek zorundadır.” hükmüne yer verilmiştir. Ayrıca dosyaya bir örneği sunulan 06/09/2009 tarihli iş teslim tutanağında, sucuk doldurma makinesinde elektrik arızası tespiti yapıldığı, makinelerde herhangi bir mekanik arızanın tespit edilemediği, arızalı elektrikli parçaların yenileri ile değiştirilerek makinelerin faal hale getirildiği hususları tespit edilmiş ve davacı şirket kaşesi vurularak imzalanmıştır.
Uyuşmazlığın anılan sözleşme ve tespit tutanağı gözetilmek suretiyle konusunda uzman bilirkişi ya da bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak tüm deliller birlikte değerlendirilerek çözümlenmesi gerekmektedir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu bu açıdan yeterli incelemeyi içermediği gibi Yargıtay denetimine de elverişli değildir. Bu nedenlerle eksik incelemeye dayalı hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.