Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/2627 E. 2013/6573 K. 11.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2627
KARAR NO : 2013/6573
KARAR TARİHİ : 11.04.2013

Davacı …vek.Av…. ile davalı … Tasarım ve Reklamcılık Yayıncılık Ltd.Şti.vek.Av…. arasında görülen dava hakkında Bandırma 2. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 28.06.2012 gün ve 42-320 sayılı hükmün bozulmasına ilişkin Dairemizin 03.12.2012 gün ve 12241-18263 sayılı ilamına karşı davalı vekili tarafından süresi içinde karar düzeltme yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Mahkemece itirazın iptali davasının reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine Dairemizin 03.12.2012 günlü kararı ile bozulmuş olup, bu karara karşı davalı vekilinin karar düzeltme istemi ile yeniden yapılan inceleme sonucu;
Dava, süresinde bankaya ibraz edilmemiş olan çeke dayanılarak girişilen ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı, dava konusu çeke ciro yoluyla hamil olmuştur. Davalı ise çekin keşidecisidir. Çek, süresinde bankaya ibraz edilmediğinden 6762 sayılı TTK.nun 720.maddesi uyarınca hamil, ciranta ve keşideciye karşı kambiyo hukukuna dayalı müracaat hakkını yitirmiştir. Başka bir anlatımla, süresinde ibraz edilmeyen çek nedeniyle kambiyo hukukundan kaynaklanan haklar yitirilmiştir.
Bu durumda, çeke dayalı müracaat hakkı düşmüş olan hamilin alacağına kavuşabilmesi için önünde iki seçenek bulunmaktadır. Hamil, ya aralarındaki temel ilişkiye dayanarak çeki kendisine ciro eden lehdara başvurup süresinde ibraz edilmeyen çeke yazılı delil başlangıcı olarak dayanıp, alacağını her türlü delil ile kanıtlayabilir, ya da 6762 sayılı TTK.nun 730/14.maddesi yollaması ile çeklerde de uygulanması gereken aynı Kanun’un 644.maddesinde düzenlenmiş olan sebepsiz iktisap hukuksal nedenine dayanarak keşideciye başvurabilir. Bu ikinci halde ispat külfeti keşidecide olup, keşideci sebepsiz zenginleşmediğini kanıtlamakla yükümlüdür.
Somut olayda, taraflar arasında temel ilişki bulunmamaktadır. Nitekim, davacı vekili de yargılama aşamasındaki beyanlarında davalı keşideci ile aralarında temel ilişki bulunmadığını, müvekkilinin çeki, temel ilişkide bulunduğu lehdar şirketten ciro yoluyla devraldığını, davalı keşidecinin ödeme savunmasını ispat etmesi gerektiğini, aksi takdirde sebepsiz zenginleşeceğini belirtmek suretiyle 6762 sayılı TTK.nun 644.maddesinde hükme bağlanan sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayandığını açıklamıştır.
Hal böyle olunca, ispat külfeti davalı keşidecide olup, keşideci sebepsiz zenginleşmediğini usulen kanıtlamak zorundadır. Her ne kadar davalı, ödeme savunmasının kanıtı olarak dosyaya 22.04.2010 tarihli bir belge ibraz etmiş ise de, davacı vekili bu belgenin her zaman düzenlenebilecek nitelikte bir belge olduğunu, müvekkilini bağlamayacağını ileri sürmüştür.
Bu durumda mahkemece, sözü edilen belge üzerinde durulup, davacının bu belgeye yönelik itirazları da değerlendirilerek yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken açıklanan hususlar değerlendirilip tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, hükmün bu nedenlerle bozulması gerekirken, somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle bozulduğu anlaşıldığından davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 03.12.2012 gün, 2012/12241 Esas, 2012/18263 Karar sayılı bozma kararının kaldırılmasına, yerel mahkeme hükmünün belirtilen değişik gerekçelerle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.