YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2702
KARAR NO : 2013/6698
KARAR TARİHİ : 15.04.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit-istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ile davalı vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; davalının müvekkili aleyhine cari hesap alacağına dayalı icra takibi yaptığını, müvekkilinin davalıya borcu olmadığı gibi, yaptığı fazla ödeme nedeniyle davalıdan 2.852,44 TL alacaklı olduğunu, dava konusu anlaşmazlığın 2007 yılı içinde kesilen 7 adet faturadan kaynaklandığını, sözkonusu faturalar ve muhteviyatı malların müvekkiline teslim edilmediğini, bu faturaların müvekkilinin siparişi olmadan kesildiğini belirterek, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile İstanbul 13. İcra Müdürlüğü’nün 2010/20836 esas sayılı dosyasında yapılan icra takibinin iptaline ve % 40’tan az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiş, 03.03.2011 tarihli dilekçesi ile ödeme nedeniyle davaya istirdat davası olarak devam ettiklerini belirtmiş, 08.02.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile de, bilirkişi raporuna göre davalıdan 1.798,81 TL alacaklı olduklarının tespit edildiğini belirterek, ayrıca 1.798,81 TL’nin de davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; davacının müvekkili şirketten alacağı düşüldükten sonra müvekkiline 6.042,54 TL borçlu olduğunu, davacının iddialarını ispata yarar belge ibraz etmediğini, davacı tarafından 10.12.2010 tarihinde icra dosyası borcunun ödendiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre; davacının sunduğu 2007 yılı defter ve belgelerinde sözkonusu faturaların kayıtlı bulunmadığı, davalının gönderdiği hesap ekstresine davacının itirazda bulunmaması nedeniyle borcu usul yönünden kabul etmiş sayılacağı belirtilmiş ise de, taraflar arasında yapılmış yazılı cari hesap sözleşmesi bulunmadığından bilirkişinin bu yöndeki beyanına itibar edilmediği, davalı şirketin faturalara konu malları davacıya teslim ettiğini ispat edemediği, davacı vekili 08.02.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile bilirkişi raporuna göre davalıdan 1.798,81-TL alacaklı olduklarını beyan ederek, 1.798,81 TL’ nin de davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş ise de; davacı hakkındaki icra takibinin 6.042,50 TL asıl alacak üzerinden başlatıldığı, davacının bu asıl alacak için borçlu olmadığına ilişkin dava açtığı, yargılama aşamasında 12,813.75 TL ödeme yaptığı ve davasına istirdat davası olarak devam ettiği, icra takibine konu yapılmayan bir alacak için dava açılmasının mümkün olmadığı, ayrıca davacının fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmadan menfi tespit ve istirdat davası açtığı, bu nedenle dava konusu yapılmayan, ancak bilirkişi tarafından tespit edilen bakiye alacağını ıslah suretiyle talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının İstanbul 13. İcra Müdürlüğ’nün 2010/20836 esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine ve 12.813,75 TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, ıslah edilen fazlaya ilişkin talebin ve kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı ile davalı vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden davalıdan alınmasına, davacının fazla yatırdığı peşin harcın istek halinde iadesine 15.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.