Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/279 E. 2013/7408 K. 25.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/279
KARAR NO : 2013/7408
KARAR TARİHİ : 25.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya (7) adet fatura ile mal satıp teslim ettiğini, davalının fatura bedellerini ödememesi üzerine başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının dava dilekçesinde belirttiği faturalarda müvekkilinin 09.02.2011 tarihinde işten çıkardığı …’ın imzasının bulunduğunu, aynı tarihlerde müvekkiline ait marketlerde toplu işten çıkarmalar olduğu, davacının suç duyurusu üzerine müvekkili ve … aleyhine başlatılan hazırlık soruşturması sonunda takipsizlik kararı verildiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacının davalıya 15.01.2011 ve 19.02.2011 tarihlerinde toplam (7) adet irsaliyeli fatura düzenlediği ve faturalarda yer alan malların davalı işyerinde çalışan …’a teslim edildiği, …’ın SGK kayıtlarına göre 20.01.2011 tarihinde işten çıkış verilip iptal edildiği, 09.02.2011 tarihinde tekrar işten çıkışının yapıldığı, faturalardaki imzaların bu kişiye ait olduğu gözetildiğinde adı geçenin davalı adına hareket etmeye devam ettiğinin anlaşıldığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının kısmen iptaline, takibin 29.104,92 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takipten itibaren %16 oranında reeskont avans faizi uygulanmasına ve davalının %40 oranında icra inkar tazminatıyla sorumluluğuna karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıya mal satıp teslim ettiğini iddia ederek alacağın tahsili için başlattıkları takibe davalının vaki itirazının iptalini istemiş, davalı ise 15.01.2011’de teslim edildiği belirtilen malların bedelinin çekle ödendiğini, teslim edildiği söylenen diğer malların ise teslim alınmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Davacı tarafından yedi adet faturanın takibe konu edildiği, bunlardan dört adedinin 15.01.2011 tarihli, üç adedinin ise 19.2.2011 tarihli olduğu görülmüş olup davalının yukarıda anılan savunması karşısında taraflar arasındaki uyuşmazlığın 19.02.2011 düzenleme tarihli faturalara konu malların davalıya teslim edilip edilmediği noktasında toplandığı anlaşılmaktadır. İhtilafsız olan 15.01.2011 tarihli faturalarda davalı kaşesi bulunduğu, ihtilaflı olan 19.02.2011 tarihli faturalarda ise … ismi ve imza bulunduğu görülmektedir. Dosya içerisine sunulan delillerden …’ın ihtilaflı olduğu belirlenen faturaların düzenleme tarihinden önceki bir tarih olan 09.02.2011’de işten ayrılmış olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece 19.02.2011 tarihli faturalardaki malların davalı yana tesliminin usulüne uygun bir şekilde kanıtlanamadığı dikkate alınmadan yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.