YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2860
KARAR NO : 2013/11552
KARAR TARİHİ : 20.06.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalılardan … Petrol Nak. İnş. Oto. Hayv. San.ve Tic.Ltd.Şti.vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirketin, davalı …’ün sahibi bulunduğu taşınmaz üzerinde 05.04.2005 tarihinde başlamak üzere 15 yıl süreli olarak intifa hakkı sahibi olduğunu, müvekkilinin diğer davalı şirketle imzaladığı bayilik sözleşmesi kapsamında intifa haklarına sahip olduğu bu taşınmazın üzerinde kurulu olan akaryakıt istasyonu ve müştemilatının işleticiliğini ve kullanılmasını adı geçen şirkete bıraktığını, davalının sözleşmelerin Rekabet Kurulu kararıyla feshedildiği 18.09.2010 tarihine kadar … istasyonu olarak faaliyette bulunduğunu, davalı şirketin gönderdiği 16 Eylül 2010 tarihli ihtarname ile sözleşmelerin feshedildiğini, rekabet Kurulu’nun 12.03.2009 tarihli bildirimi ile anlaşmaların 5 yıl ile sınırlandırıldığını, 18.09.2010 tarihi itibariyle geçersiz hale geçen bayilik anlaşması nedeniyle davalıların sebepsiz zenginleştiğini iddia ederek intifa bedeli olarak ödenen ve iadesi gereken toplam 391.597,16 TL’nin davalı …’den davalı şirkete işletme yatırım destek bedeli duran varlık inşaat bedeli ve işletme yatırımı olarak ödenen ve sözleşmelerin erken feshi nedeniyle iade edilmesi gereken toplam 166.394,91 TL tutarındaki alacağın davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 14.11.2011 havale tarihli dilekçesinde, dava dilekçesinde duran varlık inşaat yatırımı olarak sehven 166.394,91 TL yazıldığını, bu maddi hatayı ıslah ettiklerini ve bu taleplerinin 22.513,24 TL olduğunu beyan etmiştir.
Davalılar vekili cevabında, sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanılarak açılan davanın zamanaşımına uğradığını, husumet yönünden davanın reddi gerektiğini, 5 yılı aşan intifa süresinin geçersizliğine karar veren tarafın davalılar olmadığını, intifa şerhini rızaen kaldıranın davacı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre davaya konu taşınmazdaki intifa hakkının davacı şirket tarafından bedeli ödenmek suretiyle dava dışı şahıslardan alındığının ihtilafsız olup, davalı …’ün bu taşınmazı intifa ile yükümlü olarak satın almasında “malik” sıfatı ile kendisine husumet yöneltilmesinin yasaya uygun görülmediği ayrıca davacının intifa hakkını sonlandırmış olup, bu kapsamda ödendiği belirtilen intifa bedellerinin tahsilinin de davalı şahıstan talep edilemeyeceği, üzerinde intifa tesis edilen ve işletme sözleşmesi gereğince davacının bayisi tarafından Petrol istasyonu olarak kullanılmakta olan taşınmaz üzerine davacı tarafça yapıldığı bildirilen kalıcı teknik yatırımların işletme sözleşmesinin gereği olarak sözleşme süresine bakılmaksızın yapılması gereken doğal yatırımlar kapsamında bulunduğu gerekçesiyle davanın davalı şahıs yönünden husumet davalı şirket yönünden yerinde görülmemesi nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davalı şirket ve davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Davalı şirket vekilinin temyizine gelince; davacı vekili dava dilekçesinde 166.394,91 TL tutarındaki alacağın davalı şirketten tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında davacı vekili tarafından verilen 14.11.2011 havale tarihli ıslah dilekçesi ile istemini 22.513,24 TL’ye düşürmüştür. Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Dava açıldıktan sonra bu şekilde talep miktarının düşürülmesi kısmi feragat niteliğinde olup, dava dilekçesindeki talep gözetilerek, reddedilen miktar üzerinden yargılamada kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmayıp, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı şirket yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.