Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/2883 E. 2013/7251 K. 22.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2883
KARAR NO : 2013/7251
KARAR TARİHİ : 22.04.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine icra takibi yaptığını, müvekkilinin takibe konu senet nedeniyle davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkilinin kullandığı kredi borcunu ödeyememesi üzerine teminat olarak verilen gayrimenkul ipoteğinin paraya çevrilmesi yolu ile davalının takip başlattığını, gayrimenkulün satış işlemleri yürütülmekte olup, alacağın tamamını tahsil edebilecekken bankaya tahsil için teslim edilen, karşılığı çıkmaması nedeniyle iadesi gereken senede bankanın el koyarak icra takibine koyduğunu, bunun hukuki dayanağı olmadığını iddia ederek borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili cevabında her biri 5.000,00 TL tutarında iki adet bonoya dayalı takip yapıldığını, davacının sadece bir senede dayalı dava açtığından görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunu, davacının borçlarına karşılık icra takibine konu iki adet bonoyu temlik cirosu ile müvekkili bankaya devrettiğini, davacı iddiasının asılsız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre takip tarihi itibariyle davalının davacı bankadan almış olduğu krediden dolayı toplam 225.149,26 TL borcunun olduğu, davalı bankanın davacı ve kefilleri aleyhine iki ayrı icra takibi başlattığı, takiplerin derdest olduğu, bu takipler dışında banka portföyünde bulunan iki adet senede istinaden icra takibi başlatıldığı, davacının senedi davalı bankaya temlik cirosu ile verildiği, yine taraflar arasındaki sözleşmenin “müşterinin bankadaki alacakları, mevduatları ve bunlar üzerinde bankanın rehin, hapis ve mahsup hakları” başlıklı 62. maddesi dikkate alındığında senetler üzerinde bankanın takip hakkının bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 22.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.