YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2945
KARAR NO : 2013/7952
KARAR TARİHİ : 02.05.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olup, dava konusu bonoların müvekkili tarafından ortağı olduğu şirkete finansman sağlamak gayesiyle şirkete borç olarak tanzim edildiğini, müvekkili ile davalı şirket arasında mal alışverişine dayalı bir ticari ilişki bulunmadığını, bonoların diğer şirket ortakları tarafından şirketin resmi defterlerine işlenmediği gibi ödemeden sonra kötüniyetli olarak 3. kişilere verildiğini ve icra takibine konulduğunu iddia ederek borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili cevabında, müvekkilinin takip ve dava konusu bonoyu ciro yolu ile edinen iyi niyetli hamil olup, ödeme iddiasının müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
Davalı şirket temsilcisi 13.01.2009 tarihli celse, şirketin ortağı olan davacının şirkete finansman sağlamak amacıyla dava konusu bonoları tanzim ederek şirkete verdiğini ancak şirketin yapmayı düşündüğü inşaat işinden vazgeçilince bonoların ciro edilerek diğer davalıya verildiğini, bu arada senet bedellerinin şirketlerinin banka hesabına ödendiğini, durumun davalı …’ye bildirilip, bonoların iadesinin istendiğini fakat adı geçen davalının 20.12.2007 vade tarihli senedi iade etmeyerek icra takibine koyduğunu oysaki davalı … ile şirketleri arasında herhangi bir mal alım satımı bulunmadığını, kendisine şirketlerinin borcu bulunmadığını beyan etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre bononun hukuksal niteliği gereği soyut borç ikrarını içeren bir senet olup, senedin bedelsizliğini ileri süren tarafın bunu yazılı deliller ile ispatlaması gerektiği, dava konusu bononun vade tarihinden önce davalı …’ye ciro edildiği ve bu davalının kötüniyetli hamil olmadığı, bu nedenle şahsi def’ilerin adı geçen davalıya karşı ileri sürülemeyeceği, davalı …’nin ihtiyati tedbir nedeniyle alacağına geç kavuştuğu davacının dava konusu bono bedellerini davalı şirket banka hesabına EFT yoluyla yatırdığı, böylelikle söz konusu bonoların davalı lehtar şirket yönünden bedelsiz kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davaya konu bonolar nedeniyle davacının, davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine, takibe konu bononun davalılardan … tarafından kötüniyetle iktisap edildiği ispatlanamadığından, hamil … aleyhinde açılan davanın reddine, %40 oranındaki tazminatın davacıdan alınarak davalı …’ye verilmesine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davacının fazla yatırdığı peşin harcın istek halinde iadesine, 02.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.