Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/3211 E. 2013/10435 K. 05.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3211
KARAR NO : 2013/10435
KARAR TARİHİ : 05.06.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili; müvekkilince yurtdışından ithal edilen malların davalıya ait anterepoya konulduktan sonra gümrük müdürlüğünce yapılan kontrolde bu malların defolu “yatık mal” olduğu yurda kaçak sokulduğu bildirilerek el konulup müvekkili hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, kaçakçılık suçundan dolayı yargılanan müvekkilinin Küçükçekmece Asliye Ceza Mahkemesinin 2002/887 E 2007/420 K sayılı ilamıyla beraat edip kararın kesinleştiğini sonrasında mallar davalı anterepodan talep edildiğinde ardiye ücretine dair 34.739,29 USD’luk fatura düzenlenerek bedelinin müvekkilinden istendiğini ilgili gümrük müdürlüğünce Gümrük Yönetmeliğinin 80. maddesi hükmüne göre davalıya hitaben ücret talep etme hakkı bulunmadığı bildirilmiş ise de davalı yanca buna itibar edilmediğini müvekkilinin bu durum karşısında 34.739,29 USD’lik kesin ve süreli teminat mektubunu davalıya vererek mallarını teslim aldığını oysa davalının ardiye bedeli talebinin yasal olduğunu belirterek müvekkilinin verdiği teminat mektubundan dolayı borçlu olmadığının tespitine, teminat mektubunun paraya çevrilmemesi için tedbir kararı verilmesini, bu süreçde teminat mektubu paraya çevrilecek olursa davaya istirdat davası olarak devam edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; Gümrük Yönetmeliğinin 80. maddesi hükmünün somut olay bakımından uygulanamayacağını, Zira 04.06.2002 tarihinde malların davacı yanca müvekkiline teslim edilerek ardiye ilişkisinin başladığını, bu eşyaların kaçak eşya olduğu şüphesiyle gümrük idaresi tarafından gerçekleştirilen işlemlerin 14.08.2002 tarihli bulunduğunu, böylece gümrük idaresinin özel hukuka tabi bu ilişkinin dışında olup müvekkilinin ücret talebinde haklı olduğunu bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda taraflar arasında ardiye ilişkisine konu eşyaların kaçak şüphesiyle bu eşyalara el konulmasından önce davalıya ait depoya davacı yanca konulduğu, böylece yasadan kaynaklanan akdi ilişkinin taraflar arasında kurulduğu ve davalının ardiye ücreti talebinde haklı olduğu gibi Gümrük Yönetmeliğinin 80. maddesi uyarınca ilgili gümrük bölgesinde F tipi antrepo mevcut olduğu halde malların bu antrepolar yerine davalıya ait antrepoya alınmasının da yönetmelik hükümlerine aykırı olduğunun saptadığı, davalı yanın davacıya karşı antrepo ücretiyle sorumlu olmasının davadışı Gümrük idaresinin davalıya karşı yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı ve böylece davalının davacıya ödediği antrepo ücretini, gümrük idaresinden rücuen isteyebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 05.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.