YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3251
KARAR NO : 2013/7920
KARAR TARİHİ : 02.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı ve dava dışı …, … ve … isimli kişilerin müvekkilinin hulus ve saffetinden yararlanarak müvekkilini dolandırmak suretiyle her biri 130 milyar bedelli 15.05.2000 ve 15.08.2000 vadeli iki adet senet aldıklarını, senetlerin takibe konulduğunu, davalının senedin hamili olduğunu, konuyla ilgili hazırlık soruşturmasının devam ettiğini, senetlerde lehdar gözüken … hazırlık ifadesinde böyle bir alacağı olmadığını beyan ettiğini, davalının ise ilk ciranta …’dan olan 20 milyarlık alacağını kurtarmak için bu senetleri aldığını söylediğini belirterek müvekkilinin takiplere konu senetler nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, takiplerin iptaline, kötüniyet tazminatı ile 50.000 TL manevi tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin iyiniyetli 3. kişi olduğunu, şahsi def’ilerin müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, icra işlemleri yürütülürken hiçbir şekilde senet lehdarı ve ilk ciranta ile işbirliği yapılmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davalı ve arkadaşlarının davacıya ait oteli kiraladıkları, bu arada davacının hulus ve saffetinden yararlanarak sözleşmelerin imzalatılması sırasında iki adet boş senedi de imzalattıkları, 130.000 TL bedelli senedin dayanağı hukuki ilişkinin izah ve ispat edileceği, senetlerin davalı tarafından takibe konulduğu, davacının takiplere konu senetler nedeniyle davalıya borçlu bulunmadığı gerekçeleriyle davanın kabulüne, davacının senetler nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, icra takiplerinin iptaline, davalının %20 oranında kötüniyet tazminatıyla sorumluluğuna ve 7.500 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle davalının 06.04.2001 tarihli emniyetteki beyanları karşısında davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davacı dava dilekçesinde her biri 130.000 TL bedelli iki adet bono nedeniyle menfi tespit talebinde bulunmuş ayrıca manevi tazminat istemiştir. Menfi tespit davaları nisbi harca tabi olup gerek menfi tespit gerekse manevi tazminatla ilgili hüküm altına alınan tutarlar üzerinden Harçlar Kanununa ekli tarifelerde yazılı oran üzerinden karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerekirken daha düşük miktarda harca hükmedilmesi doğru olmadığı gibi aynı şekilde davacı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesindeki oranlar dikkate alınmadan daha düşük miktarda vekalet ücretine de hükmedilmesi isabetsizdir. Öte yandan; 02.07.2012 tarihli 6352 sayılı Kanunun 15. maddesinde İİK’nun 72. maddesindeki “yüzde kırk” ibaresi “yüzde yirmi” olarak değiştirilmiş olup aynı Yasanın 38. maddesi ile İİK’na eklenen geçici 10. maddesinin 1. fıkrası “bu Kanunun ilgili hükümlerinin yürürlüğe girdiği tarihten önce başlatılan takip işlemleri hakkında değişiklikten önceki hükümlerin uygulanmasına devam edilir” şeklindedir. Buna göre somut olayda dava konusu takip 6352 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihinden önce yapılmış olup geçici 10. maddeye göre davacı lehine %40 oranında tazminata hükmedilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile %20 oranında tazminata hükmedilmesi de bozmayı gerektirmiştir.
Diğer yandan davacı …’in yargılama sırasında vefat ettiği, mirasçılarının davaya dahil edilerek yargılamaya devam edildiği halde mirasçıların adlarının karar başlığında gösterilmemesi mahallinde düzeltilebilir hata kabul edilerek bozma nedeni yapılmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün davacı yan yararına BOZULMASINA, peşin harçların istek halinde iadesine, 02.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.