YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3413
KARAR NO : 2013/8440
KARAR TARİHİ : 08.05.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı … varasında “Tüccar Plasiyer Sözleşmesi” imzalandığını, diğer davalı …’in de sözleşmeden kaynaklanan borçlara teminat teşkil etmek üzere taşınmazı üzerinde müvekkili lehine ipotek tesisini kabul ettiğini, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan icra takibinin davalılardan …’ın haksız itirazı nedeniyle durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin davacıya borcunun kalmadığını, diğer davalı …’in ipotekli taşınmazın maliki olduğu halde icra takibinde taraf olarak gösterilmemesine rağmen davada taraf olarak gösterildiğini belirterek davanın reddine, % 40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, İİK’ nun 149/b, MK’ nun 887. maddesine göre ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibin hem asıl borçluya hem de ipotek verene karşı yapılmasının gerektiği, davanın dayanağı icra takibinde ise ipotek veren … hakkında takip yapılmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan dolayı davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkeme dava şartı yokluğundan dolayı davanın reddine karar verilmiştir. İstanbul 10. İcra Müdürlüğü’nün 2010/3416 sayılı takip dosyasında 28.06.2010 tarihli takip talebinde davalılar … ve … aleyhine takip başlatılmış, ödeme emrinin tebliğinden sonra … süresinde itirazda bulunmuş, davalı … ise itiraz dilekçesi sunmamıştır. İtirazın iptali davası da … ve … aleyhine açılmıştır. İcra takibi, asıl borçlu ve ipotek borçlusu aleyhine başlatıldığından İİK’ nun 149/b ve MK’ nun 887. maddesinde gösterilen dava şartı gerçekleşmiştir. Mahkemece, işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken dava şartı yokluğundan dolayı red kararı verilmesi doğru olmamış ve hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 08.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.