YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/343
KARAR NO : 2013/6548
KARAR TARİHİ : 11.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı …Ltd. Şti. arasında akdedilen genel kredi sözleşmesini davalının da kefil olarak imzaladığını, aynı şirkete daha sonradan 26.06.2006 ve 14.12.2007 tarihli genel kredi sözleşmelerinin de imzalandığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek davalının itirazının 16.671 TL nakit, 6.980 TL gayrinakit (depo bedeli) yönünden iptaline, takibin devamına ve %40 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ödeme emri ekinde müvekkiline sadece 14.12.2007 tarihli sözleşme örneğinin gönderildiğini, bahse konu sözleşmede müvekkilinin kefaletinin ve imzasının bulunmadığını, müvekkilinin kefaleti bulunan 04.03.2004 tarihli kredi sözleşmesinin ise 10.03.2004 tarihindeki ihracat bedelinin banka tarafından tahsili ile geri ödemesinin gerçekleştirildiğini, sona ermiş bir krediden dolayı müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, öte yandan müvekkilinin kefil olduğu sözleşmenin Euro üzerinden akdedilmesine karşın müvekkilinin ortaklıktan ayrıldıktan sonra dava dışı asıl borçlu şirket tarafından çekilen krediden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davalının kefil sıfatıyla nakdi kredilerden toplam 16.678,43 TL teminat mektubu depo tutarı olarak 3.480 TL sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının kısmen iptaline, takibin 17.678,43 TL nakdi alacak 3.480 TL teminat mektubu tutarı üzerinden devamına karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacı ile dava dışı asıl borçlu şirket arasında 04.03.2004 tarihinde 37.000 Euroluk kredi sözleşmesi ile yine aynı tarihte Busines Card kredi kartı taahhütnamesi imzalandığı görülmüştür. Anılan bu sözleşmeleri davalı kefil olarak imzalamıştır. Öte yandan davacı banka ile dava dışı asıl borçlu şirket arasında 26.06.2006 tarihli ve 14.12.2007 tarihli kredi sözleşmelerinin de imzalandığı ancak bu sözleşmelerde davalının kefaletinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davalı, kendisinin kefaletinin bulunduğu kredi sözleşmelerinden doğan borcun ödendiğini savunmuştur. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda takibe konu kredi borcunun hangi sözleşme ya da sözleşmelerden kaynaklandığı hususunda bir açıklık bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece, anılan bu husus ve davalının savunması üzerinde durularak gerektiğinde ek rapor yada yeni bir bilirkişi veya bilirkişi kurulundan rapor alınarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer davacı vekilinin ise tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.