Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/3690 E. 2013/9355 K. 21.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3690
KARAR NO : 2013/9355
KARAR TARİHİ : 21.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, davalının davacı aleyhine senede dayalı icra takibi yaptığını, davalının 2.000 TL si takipten önce diğer ödemeler takipten sonra olmak üzere toplam 15.000 USD ve 7.000 TL ödeme yaptığını, borcun tamamı ödenmiş olmasına rağmen ödemelerin dosyaya yansıtılmadığını, icra mahkemesinde açılan davada davalının iki adet ödemeyi kabul ettiğini, diğer ödemelerin başka alacağa ilişkin olduğunu iddia ettiğini, davalının iddiasının doğru olmadığını, icra mahkemesinde alınan bilirkişi raporunda davacının 16.965,66 TL borçlu olarak gösterildiğini, davacının davalıyı tefecilik ve bedelsiz kalan senedi icraya koymaktan dolayı şikayet ettiğini belirterek davacının icra takibi sebebiyle borçlu olmadığının tespitine, tespit edilecek fazla ödenen miktarların ödeme gününden başlayarak ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında ıslah dilekçesiyle talebini 23.071,68 TL asıl ve 478,87 TL faiz olmak üzere 23.550,55 TL ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, icra takibinden önce ve sonra yapılan ödemelerin senedin tarih, miktar ve tarafları ile birebir örtüşür şekilde yada icra dosya ve numarasına mahsuben yapıldığının açık bir şekilde ifade eden yazılı belgeler ile kanıtlanması gerektiğini, kabul edilen ödemelerin takipten sonraki ödemeler olduğunu, icra mahkemesi kararı ile bu miktarların zaten borçtan mahsup edildiğini, bu miktarlar yönünden davanın reddinin gerektiğini, diğer ödemeleri kabul etmediklerini belirterek davanın reddine ve % 40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre; takibe dayanak senet için davacının davalıya elden makbuz karşılığında 28.05.2005 tarihinde 2.000 TL , 04.07.2005 tarihinde 2.000 Amerikan Doları, 11.07.2005 tarihinde 3.000 Amerikan Doları, 04.10.2005 tarihinde 5.000 Türk Lirası ödeme yaptığı, yine 15.07.2005 tarihinde banka aracılığı ile 5.000 Amerikan Doları ödeme yaptığı, davalının buna rağmen senedi icraya koyduğu, icra takibi sırasında davacıya ait aracın satıldığı, bu sebeple icra kasasına 24.07.2007 tarihinde 20.813,50 TL para girişi olduğu, her ne kadar davacı tarafça 15.07.2005 tarihinde ayrıca elden 5.000 Amerikan Doları ödeme yapıldığı iddia edilmiş ise de, ilgili makbuzda bu ödemenin Finansbank’tan havale olarak yapıldığı bildirildiğinden ve ayrıca delil ibraz edilmediğinden itibar edilmediği, davalı tarafça davacı tarafından yapılan ödemelerin taraflar arasındaki başka hukuki ilişkiler sebebi ile olduğu savunulmuş ise de, buna ilişkin delil ibraz edilmediği, bilirkişi raporu ile tespit edilen miktardan mahkemece kabul edilmeyen ödeme miktarı çıkartıldığında davacının icra dosyasına toplam 16.241 TL fazla ödeme yaptığı, davanın başından itibaren istirdat davası niteliğinde olduğu, bu davada kötüniyet tazminatı ödeneceğine ilişkin düzenleme bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 16.241 TL nin 24/07/2007 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davacının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harçlarının temyiz edenlerden alınmasına, 21.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.