Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/3865 E. 2013/8044 K. 06.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3865
KARAR NO : 2013/8044
KARAR TARİHİ : 06.05.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili; müvekkili banka ile davalı arasında imzalanan kredi genel sözleşmesi uyarınca davalıya taşıt kredisi kullandırıldığını, kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle hesabın katedilerek davalıya ihtarname gönderildiğini, ihtarnameye rağmen borcun yine ödenmemesi üzerine davalı aleyhine icra takibi başlattıklarını, davalının takibe itiraz ederek takibi durdurduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya duruşma gününü bildirir açıklamalı dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, ancak davalı duruşmalara katılmadığı gibi herhangi bir yanıt da vermemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda; davalının kredi sözleşmesi uyarınca kullanılan kredi nedeniyle davacı bankaya borçlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, icra takibine yapılan itirazın haksız olduğu kabul edilerek takip konusu alacağın %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı banka vekili ile davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı banka tarafından davalı aleyhine 16/02/2011 tarihinde Bursa 9. İcra Müdürlüğünün 2011/1656 sayılı dosyasında ilamsız icra takibine geçilmiş olup borçlunun itirazı sonucunda takip durmuştur. Ayrıca davacı bankaca 02/03/2011 tarihinde Bursa 9. İcra Müdürlüğünün 2011/2060 sayılı dosyasında davalı aleyhine taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip başlatılmıştır. İİK’nın 45. maddesine göre kural olarak alacak rehinle teminat altına alınmışsa borçlu aleyhine takip yapılamaz. Alacaklının elinde İİK’nın 150/f maddesinde öngörülen muvakkat rehin açığı belgesi veya aynı yasanın 152. maddesinde öngörülen kesin rehin açığı belgesi bulunması halinde borçlu aleyhine ilamsız icra takibi yapabilir. Mahkemece anılan hükümler gözetilmeden karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.