YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3874
KARAR NO : 2013/9334
KARAR TARİHİ : 21.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı firmanın müvekkili şirkete olan faturaya dayalı borcundan dolayı Şişli 2. İcra Müdürlüğü’ nün 2001/19862 sayılı dosyasından icra takibi yaptıklarını, ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline, alacağa işleyecek %50 reeskont faizine ve davalı aleyhine % 40′ dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili aleyhine açılan işbu davanın her ne kadar itirazın iptali davası olarak nitelendirilerek açılmış ise de, ancak sıradan bir alacak davası olabileceğini, zira davacının başlattığı icra takibinde yetkiye ve borcun tamamına itiraz ettiklerini, davacının yetkili icra dairesinde takip yapmaksızın işbu itirazın iptali davasını açtığını, ayrıca borçlu şirket yerine müvekkiline dava açılmış olduğunu beyanla, haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davalının borca ve Şişli İcra Dairesinin yetkisine itiraz ettiği, ancak davacının bu yetkiye itiraza ilişkin herhangi bir talepte bulunmaksızın zımnen Küçükçekmece İcra Dairesinin yetkisini kabul ederek, işbu mahkemede davalının itirazının iptaline karar verilmesini talep ettiği, bu suretle yetkili icra dairesinde yapılmış bir icra takibinin mevcut olmadığı belirtilerek, davacısı tarafından ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Mahkeme gerekçesi isabetli olmakla birlikte, hükmün 1. fıkrasında “takibin yapıldığı icra dairesinin yetkisizliği nedeniyle davanın reddine” şeklinde karar verilmesi gerekirken, dava konusu uyuşmazlıkla ilgili kesin hüküm teşkil edecek şekilde “ispat edilemeyen davanın reddine” biçiminde hüküm kurulması yanlış olup, bu yönden kararın bozulması gerekmekte ise de, sözkonusu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün 1. fıkrasındaki cümlenin çıkarılarak, yerine “takibin yapıldığı icra dairesinin yetkisizliği nedeniyle davanın reddine” cümlesi konulmak suretiyle hükmün 6100 sayılı HMK’nun geçici 3. md. yollamasıyla uygulanması gereken 1086 sayılı HUMK 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün 1. fıkrasındaki “ispat edilemeyen davanın reddine” cümlesinin çıkarılarak, yerine “takibin yapıldığı icra dairesinin yetkisizliği nedeniyle davanın reddine” cümlesi konulmak suretiyle hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.