YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/392
KARAR NO : 2013/16489
KARAR TARİHİ : 23.10.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vek. Av. … gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan, onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacılar vekili, davalının müvekkilleri aleyhine icra takibine konu ettiği senedin altındaki imzanın müvekkillerinin murisine ait olmadığını, yapılacak incelemede imzanın murise ait çıkması halinde senedin tanzim tarihinde murisin 76 yaşında olduğunu, yalnız yaşadığını davalının ise murisin yanında bahçıvan olarak çalıştığını, murisin borçlanmaya ihtiyacı bulunmadığını, davalının hileli mal edinme girişimlerinin olduğunu, murisin yaşlılığı nedeniyle baskı altında bırakılarak zorla imzalatılmış olabileceğini belirterek takibe konu senet nedeniyle müvekkillerinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, İcra Hukuk Mahkemesi’nde yapılan incelemede, imzanın davacıların murisine ait olduğunun tespit edildiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda; takibe ve davaya konu senetteki imzanın davacıların murisine ait olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dava; İİK72/I maddesi hükmüne dayalı olarak takipten sonra açılan menfi tespit davasıdır. Anılan madde hükmü gereğince açılan menfi tespit davasında birbiriyle çelişmemek koşuluyla birden fazla nedene dayanabilir.
Somut olayda davacı yan takip konusu bonodaki imzayı inkar ettiği gibi, ayrıca bir an için imzanın davacılar murisine ait çıkması halinde bile bu bononun murisin yaşlılığından istifade edilip kandırılarak veya zorla imzalattırılmış olabileceğinden bahisle ikinci bir nedene de dayanmışlardır.
Mahkemece, davanın terditli olarak açıldığı üzerinde durulup inceleme yapılmadığı, doğru olmadığı gibi, imza incelemesi bakımından icra Hukuk Mahkemesince alınmış raporda dahil olmak üzere toplam beş adet rapordan ikisinde imzanın davacıların murisine ait olmadığı, ikisinde ise imzanın murise aidiyetinin tespit edildiği bildirilmiştir.
Hal böyle olunca; mahkemece Güzel Sanatlar Fakültesinden oluşturulacak yeni bir heyetten tüm raporlar dikkate alınarak yaptırılacak yeni inceleme ile davacılar vekilinin raporlara karşı itirazları gözetilerek yeni bir rapor alınması gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacılar yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacılar yararına takdir olunan 990 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, ……..2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.