YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3962
KARAR NO : 2013/10235
KARAR TARİHİ : 03.06.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı (TMSF) vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı … gelmiş, diğer taraftan kimse gelemiş olduğundan, onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan asılın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkilinin … (… Bank) Bakırköy Şubesinde 13.10.1999 tarihinde açmış olduğu mevduat hesabında 3000 ABD doları çektikten sonra 40.000 ABD Doları kaldığını, ancak anılan bankanın bankacılık işlemleri yapma yetkisinin BDDK tarafından kaldırılmasının ardından aktif ve pasifiyle TMSF’ye devredilmesini ardından müvekkilinin hesabının banka kayıtlarında görülmediğini, bunun üzerine davalı banka nezdindeki paranın tahsili için İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 500,00 ABD Doları üzerinden açılan kısmi davanın kabulüne karar verildiğini, iş bu davada alınan bilirkişi raporunda paranın hiç off shore hesabına gitmediğinin tespit edildiğini ileri sürerek müvekkilinin bakiye 39.500 ABD Doları alacağının tahsili için yapılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin 29.12.1999 tarihinden itibaren Faiz Kanunu’nun 4/a maddesi gereği Devlet Bankalarının USD’ye uyguladığı en yüksek mevduat faizi oranı uygulanarak takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava ve takip konusu alacağın müvekkili bankadan çıkarak … nezdindeki bir alacak haline geldiğini, bu nedenle müvekkili banka aleyhine husumet yöneltilemeyeceğini, ayrıca zamanaşımı definde bulunmuş, havale edilen para … Ltd. Nin tasarrufu altına girdiğinden müvekkili bankanın sorumluluğundan söz edilemeyeceğini, dava konusu alacağa uygulanacak faiz oranının para off sohre hesabına havale edilmeden önce vadesiz bir hesapta olduğundan vadesiz hesaplara uygulanan faiz oranı olması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece Dairemiz Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen İstanbul 9. Asliye Ticaret mahkemesinin 04.11.2008 tarihli ve 2007/445 E.-2008/457 K. sayılı kararı ile davalının davacı parasının K.K.T.C. ‘de faaliyet gösteren ve kıyı bankacılığı olarak nitelendirilen … Ltd.Şti.’ne yatırdığı savunmasının alınan bilirkişi raporu ile sabit olmadığı, paranın KKTC’de faaliyet gösteren … Ltd.Şti.’ne gönderilmediği, davacının mevduatı gibi bir çok mevduatların bankanın merkezinden bulunan bir hesapta toplandığı ve oradan banka yan kuruluşlarına usulsüz olarak kredi kullandırıldığı gerekçesiyle davalının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacının 500,00 ABD Doları alacağının kabulüne karar verildiği, bu durumda davalı tarafça ilamsız icra takibine yapılan itirazın haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının icra takip dosyasına yaptığı itirazının iptali ile takibin asıl alacak miktarı olan 39.500,00 ABD Doları üzerinden temerrüt tarihi olan 29.12.1999 tarihinden itibaren 3095 sy. Yasa’nın 4/a maddesi uyarınca faiz yürütülmek suretiyle devamına, davacının icra inkar tazminatına yönelik talebinin yasal koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı (TMSF) vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 03.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.