Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/4214 E. 2013/9363 K. 21.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4214
KARAR NO : 2013/9363
KARAR TARİHİ : 21.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkili şirketten malzeme satın alan davalının, bir miktar ödeme yaptıktan sonra bakiye borcunu ödemediğini, alacağın tahsili için girişilen icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir
Davalı vekili, taraflar arasında emtia alışverişi olduğunu, bu ticari ilişkiden dolayı müvekkilinin tüm borçlarını ödediğini, birtakım bozuk malların ise iade faturası kesilerek davacı tarafa sevk irsaliyesi ile birlikte teslim edildiğini, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, icra takibine hangi faturanın dayanak yapıldığının takipte gösterilmediğini, icra dosyasında da herhangi faturanın mevcut olmadığını, bu nedenle öncelikle davacının hangi fatura veya faturaları takip konusu yaptığının açıklattırılmasını talep ettiklerini belirterek davanın reddi ile tazminata hükmolunmasını istemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin 29/09/2011 tarih ve 2011/1529-2011/11685 Esas ve Karar sayılı ilamı ile “Davalı tarafından akdi ilişki kabul edilip, ödeme ve bir kısım malların iade edildiği savunulmuştur. Bu durumda ispat külfeti davalıda olup, mahkemece bu yön gözden kaçırılarak ispat külfetinin tayininde yanılgıya düşülerek yazılı biçimde karar verilmesi isabetsizdir.” gerekçesiyle bozulmuştur.
Bozma ilamına uyma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda mahkemece, davalının akdi ilişkiyi kabul etmesi nedeniyle savunmasında belirtilen ödeme ve bir kısım malların iadesine yönelik ispat yükümlülüğünün bulunduğu, davalının yemin teklif etme hakkını kullanmadığı, davacı tarafından davalı şirkete çekilmiş borç ihtarı olmadığından faiz alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 7.113,00.-TL’ye yönelik itirazın iptali ile kabul edilen asıl alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile tahsiline, davacının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacı cari hesaptan doğan alacağın tahsili için icra takibi başlatmış, davalı borcun ödendiğini bir kısım mallar için de iade faturası düzenlendiğini savunmuştur. Dairemiz ispat külfetinin davalıda olduğundan bahisle hükmü bozmuş, mahkeme bozma kararına uymuş, davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Davalı ödeme belgesi ve iade faturalarına dayanmıştır. Mahkemece davalının ödeme belgeleri üzerinde durulmadan karar verilmiştir. Cari hesap dönemine ilişkin ödeme belgeleri üzerinde inceleme yapılarak bu ödemelerin gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilip, sonucuna göre davacı alacağına karar verilmesi gerekir. Eksik inceleme ile bozma kararına uygun araştırma yapılmadan verilen kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.