Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/428 E. 2013/16547 K. 24.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/428
KARAR NO : 2013/16547
KARAR TARİHİ : 24.10.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı dava dilekçesinin 6100 sayılı HMK’nın …. Ve …. maddeleri uyarınca yetki yönünden reddine, ……..2012 tarihli ek kararla davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, davacı vekili 08…..2012 tarihli dilekçesi ile tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiş ancak 09…..2012 tarihli ek kararla tedbir isteminin reddine karar verilmiş, bu kararda davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. … gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan, onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-

Davacı vekili, davalı tarafından müvekkili aleyhine … …. İcra Müdürlüğü’nün 2011/13233 E. sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus takip yoluyla icra takibi yapıldığını, takibe dayanak çekin taraflar arasındaki …/08/2010 tarihli bayilik sözleşmesine istinaden verilen teminat çeki olduğunu, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcu bulunmamasına karşın bayilik sözleşmesi gereğince davalıya verilen çekin doldurularak takibe konu edildiğini belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile müvekkili lehine %40’tan aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalı şirketin yerleşim yerinin … olması nedeniyle genel yetki kuralları uyarınca davanın …’da açılması gerektiğini, yine taraflar arasında yapılan sözleşmenin ….maddesinde … veya … mahkemelerinin yetkili olduğuna dair yetki sözleşmesi yapıldığını, buna göre yetkili yer mahkemelerinin … ve … mahkemeleri olduğundan yetki itirazının kabulü ile dosyanın … veya … mahkemelerine gönderilmesi gerektiğini, esas yönünden de davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere göre taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi gereğince … ve … mahkemelerinin yetkili olduğunun kararlaştırıldığı, HMK’nın …. maddesi gereğince taraflar arasında yetki sözleşmesi ile belirlenen bu mahkemelerin kesin yetkili hale geldiği, davanın yetkisiz mahkemede açıldığı, davalı vekilince yasal süre içerisinde ileri sürülen yetki itirazında seçim hakkının kullanılmadığı ve seçim hakkının davacıya geçtiği, davacı tarafından … mahkemelerinin yetkisinin tercih edildiği gerekçesiyle dava dilekçesinin 6100 Sayılı HMK’nın … ve …. maddeleri uyarınca yetki yönünden reddine, kararın kesinleşmesinden sonra ve 6100 Sayılı HMK’nın ….maddesi uyarınca iki hafta içinde istemde bulunulduğunda dava dosyasının yetkili … Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiş, bu karar davacı vekiline …/09/2012, davalı vekiline 25/09/2012 tarihinde tebliğ edilmiş, davacı vekili tarafından …/…/2012 tarihli dilekçe ile dosyanın yetkili … Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesi talep edilmiştir.
Mahkemece …/…/2012 tarihli ek karar ile …/07/2012 tarihinde verilen dava dilekçesinin yetki yönünden reddi ile dosyanın yetkili … Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine dair kararın HMK’nın …/… maddesi gereğince davacı vekiline tebliğ tarihinden itibaren … haftalık hak düşürücü süre içerisinde gönderilmesi talebi ile başvuruda bulunulmayarak süresi geçtikten sonra …/…/2012 tarihinde başvurulduğu gerekçesiyle HMK’nın …/… maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına, …/03/2012 tarihli ara karar ile verilen İİK’nın 72/… maddesi uyarınca icra veznesine yatırılacak paranın davalıya ödenmesine ilişkin ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili 08/…/2012 tarihli dilekçesi ile yetkisizlik kararı üzerine süresi içerisinde gönderme talebi için mahkemeye başvuruda bulunulduğunu, mahkemece süre sehven hatalı hesaplandığından davanın açılmamış sayılmasına dair kararın yanında verilen tedbirin kaldırılması kararının da doğru olmadığını belirterek icra dosyasındaki tedbirin sehven kaldırılması nedeniyle icra dosyasındaki tedbirin devamı ile davalıya sehven ödenen paranın geri çağrılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece 09/…/2012 tarihli ek karar ile HMK’ın 397/… maddesi gereğince nihai kararın kesinleşmesi ile tedbirin kendiliğinden kalkacağı, verilen kararın yetkisizlik kararı olup, nihai karar değil ise de davanın açılmamış sayılmasına dair verilen kararın nihai karar olup, bu karar ile tedbirin kaldırıldığı, dosyadan bu karar ile el çekildiğinden yeniden bu aşamada tedbir kararı verilemeyeceği, ayrıca yetkisizlik kararında da yetkili mahkemeye dosyanın götürülmesine kadar tedbirin devamı yönünde bir karar verilmediğinden yetkisizlik kararının kesinleşmesi ile tedbir kararının kendiliğinden hükümsüz kalacağı gerekçesiyle davacının yerinde görülmeyen tedbir isteminin reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
HMK’nın …. maddesi “Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi hâlinde, taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Aksi takdirde, bu mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilir.” hükmünü içermektedir. Somut olayda verilen yetkisizlik kararının temyiz edilmeksizin kesinleşme tarihi gözetildiğinde süresi içerisinde dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesi talebinde bulunulduğu gözardı edilerek davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru olmadığı gibi tedbir kararının kaldırılmasına yönelik karara davacı vekilinin itiraz etmesi üzerine tedbir kararının kaldırılmasına ilişkin talebinin, gönderme talep dilekçesi süresinde olduğu gözetilerek …/…/2012 ve 09/…/2012 tarihli ek kararların da bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle asıl hüküm ile ……..2012 ve 09…..2012 tarihli ek kararların BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 24…..2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.