Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/4288 E. 2013/7839 K. 30.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4288
KARAR NO : 2013/7839
KARAR TARİHİ : 30.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki birleşen menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili ile davalı … vekilince vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili; müvekkil şirketin davalı …’a olan borcu nedeniyle müvekkil şirketin yetkili temsilcisi olan müvekkili …’nin şahsi sorumluluk altına sokulduğunu, davalı …’ın alacağını avukatı olan davalı … aracılığıyla tahsil ettiğini, buna karşılık davalı …’ın ibraname düzenleyerek müvekkiline verdiğini, ancak ibranamede belirtilen 2 adet senedin müvekkiline iade edilmediğini, teminat karşılığında davalı bankaya teminat olarak verildiğini, davalı bankanın da bu senetlere dayanarak icra takibi başlattığını, söz konusu senetlerin bedelsiz kaldığının en önemli kanıtının davalı bankanın senetleri protesto ettirmemesi olduğunu belirterek takibe konu senetlerin ve takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili; müvekkilinin davalı …’ın çıkarmış olduğu vekaletnamede bulunan ibra yetkisine istinaden işlem yaptığını, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı …, davaya cevap vermemiştir.
Birleşen davada davacılar vekili; davalı bankaya karşı asıl davadaki iddialarını sıralayarak takibe konu senetlerin ve takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı banka vekili; müvekkili bankanın dava dışı bir şirkete kullandırmış olduğu kredi nedeniyle davaya konu senetlerin teminat olarak verildiğini, borcun ödenmemesi nedeniyle söz konusu senetlere dayanılarak takip başlatıldığını, müvekkilin iyiniyetli hamil olduğunu, bedelsizlik iddiasının müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; davalı …’ın davacı şirketten olan alacağını tahsil ettiği ve 30.01.2008 tarihli ibra belgesi ile dava konusu 2 adet senedin davacı …’ye iade edilmesi için avukatı olan davalı …’a yetki verdiği, dolayısıyla davacıların dava konusu senetler nedeniyle davalı …’a borçlu olmadıkları, davalı …’ın kendisine verilen yetkiye istinaden hareket etmesi nedeniyle kendisine husumet yöneltilemeyeceği, daha sonra dava dışı ciranta şirket tarafından dava konusu senetlerin davalı bankaya teminat cirosu ile tevdii edildiği, dava dışı şirketin borcunu ödememesi nedeniyle davalı bankanın bu senetlere dayanarak takip yaptığı, davacıların şahsi defi niteliğindeki ödeme defilerini iyiniyetli hamil konumunda olan davalı bankaya karşı ileri süremeyecekleri, bu arada senetlerin geçersizliğine yönelik bir iddianın bulunmadığı, ayrıca davalı …’ın takip dosyasının tarafı olmadığı gerekçesiyle asıl davada davalı …’a karşı açılan davanın kabulüne, davacıların davalıya karşı borçlu olmadıklarının tespitine, takibin iptali talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, senetlerin iptali talebinin reddine, davalı …’a karşı açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekili ile davalı … vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden davalıdan alınmasına, 29.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.