Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/4346 E. 2013/7469 K. 25.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4346
KARAR NO : 2013/7469
KARAR TARİHİ : 25.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; taraflar arasında akdedilen fason etlik piliç üretim sözleşmesi uyarınca müvekkilinin davalıya 105.000,00 TL değerinde bir adet teminat senedi verdiğini, bu senedin teminat senedi olduğuna ilişkin yazılı belge alındığını, müvekkilinin sözleşmenin kendisine yüklediği tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, ancak davalı şirket ödemelerini zamanında ve düzenli yapmadığı için müvekkilinin başka bir şirketle çalışmaya başladığını,bu arada davalının teminat senedinin 9.825,00 TL’lik kısmını icra takibine koyduğunu belirterek müvekkilinin söz konusu icra takibi dosyasında davalıya 9.825,00 TL borçlu olmadığının tespitine ve tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; takibe konu senedin müvekkil alacağını güvence altına almak için alındığını, ancak davacının müvekkil şirkete olan borcunu ödemediğini, bu nedenle alacağın tahsili amacıyla söz konusu senede dayanılarak icra takibi başlatıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve özellikle hukuka, dosya içeriğine uygun olan bilirkişi raporuna göre; takip tarihi itibariyle davalının davacıdan 8.521,63 TL alacaklı olduğu, davacının takipten önce temerrüde düşürülmemiş olması nedeniyle işlemiş faiz talebinde bulunulamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, davacı aleyhine tazminata karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Tensiple birlikte ihtiyati tedbir kararı verilmiş ise de uygulandığına dair bilgi ve belgeye dosyada rastlanılmadığından ve tedbir kararı uygulanmadığından, alacaklının alacağına kavuşmasının geciktirilmesinden söz edilemeyeceğine göre davacının tazminatla sorumlu tutulmaması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.