Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/4386 E. 2013/9103 K. 16.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4386
KARAR NO : 2013/9103
KARAR TARİHİ : 16.05.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, davalı tarafça müvekkili aleyhine başlatılan icra takibine konu her biri 1.000.TL olan 4 adet bonoların bedellerinin müvekkilince ödendiğini belirterek müvekkilinin bu bonolardan dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili,davacı tarafça İcra Mahkemesine açılan aynı konuya ilişkin davanın reddedildiğini, davaya konu bonolara ilişkin ödeme yapılmadığını, davacının davasını ispat etmek zorunda olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, cevap ve toplanan deliller doğrultusunda davacı tarafın bonoların bedellerini bir kısmını davalı , bir kısmını da davalının eşi adına yaptığını söylemişse de ödemelerin takibe konu bonolar için yapıldığının yazılı delillerle kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dosyaya sunulan 18.04.2008 tarihli dekontta davacı tarafından davalı hesabına 1.000.TL ödendiği belirtilmiştir. Davaya konu bonoların tanzim tarihinden sonra yapılan bu ödemenin senede bağlanmış borca mahsuben yapıldığı bir karinedir. Davalı bu ödemenin başka bir alacağa mahsuben yapıldığını kanıtlamadıkça borca yapıldığının kabulü gerekir. Mahkemece bu yönün gözetilmemesi isabetsiz olduğu gibi, bu ödeme haricindeki diğer ödemelere ilişkin iddianın kanıtlanması yönünden dava tarihi itibariyle davacı yemin deliline de dayanmış olduğundan yemin teklif etme hakkı hatırlatılıp varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,(2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.