YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4430
KARAR NO : 2013/8082
KARAR TARİHİ : 06.05.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; taraflar arasında müvekkilinin dağıtım ve pazarlamasını yaptığı ürünlere ilişkin satış sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin sözleşme uyarınca yükümlülüklerini yerine getirdiğini, ancak davalının sözleşmede açıkça taahhüt etmesine rağmen iş yerinin faaliyetine müvekkiline bildirmeksizin son verdiğini, davalının bu davranışının mahkeme vasıtasıyla tespit edildiğini ve sözleşmenin feshedildiğini, sözleşme uyarınca davalının sözleşme ve ekindeki yükümlülüklerinden birini yerine getirmemesi halinde müvekkili zarara uğramasa bile cezai şart ödemesi gerektiğini, ayrıca sözleşme karşılığında davalıya 8.572,32 TL tutarında iskonto uygulandığını, sözleşmenin süresinden önce bitmiş olması nedeniyle bu tutarın müvekkiline iadesinin gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalıya iskontolu olarak verilen ürünlerin bedeli olan 8.572,32 TL’nin ve 35.000,00 TL tutarındaki cezai şart alacağından şimdilik 5.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının müvekkilinin hangi kusurlu eylemi nedeniyle sözleşmeyi feshettiğini açıkça ortaya koyamadığını, davacının dayandığı bilirkişi raporunda sözleşmeye herhangi bir aykırılığın tespit edilmediğini, davacının cezai şart talep edebilmesi için müvekkilinin bilerek ve isteyerek kendisine zarar verdiğini ispat emek zorunda olduğunu, müvekkilinin iş yerinin ekonomik koşulların zorlaması nedeniyle kapandığını, aynı sözleşmeye dayanılarak hem cezai şart hem de tazminat istenemeyeceğini, ayrıca sözleşme feshedildiği için geriye dönük cezai şart istenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; sözleşme davacı tarafça feshedildiğinden, artık sözleşmeye dönülerek cezai şart istemenin mümkün olmadığı, bu nedenle davacının cezai şart talebinin haksız olduğu, bunun yanında davacı tarafın iskontolarını sözleşmenin devam edeceği umuduyla yaptığı, ancak davalı tarafın sözleşme süresi dolmadan işi bıraktığı, bu şekilde sözleşmeye aykırı davrandığı, sözleşmede açıkça sözleşmenin hangi nedenle olursa olsun süresinden önce sona ermesi üzerine iskontolar toplamının KDV’si ile birlikte geri ödeneceğinin hükme bağlandığı, bu nedenle iskontolu ürün bedelinin davacıya iadesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan Gazlı ve Gazsız Ürün-Miktar Direkt Satış Sözleşmesi’nin 9.maddesi ve bu sözleşmenin eki olan Satış Miktarına Bağlı Süreli-Burn Direkt Satış Sözleşmesi’nin 8.maddesi uyarınca kararlaştırılan cezai şart ifaya ekli cezai şart niteliğinde değildir. Bu tür cezai şartın sözleşmenin feshi halinde de talep edilebileceği gözetilmeksizin yazılı şekilde cezai şart talebinin reddine karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.