YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/448
KARAR NO : 2013/6937
KARAR TARİHİ : 16.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki ipoteğin terkini davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı ve dahili davacı … ile Temmuz vekili, müvekkili ile davalı arasındaki ticari alışverişten kaynaklanabilecek borçlar için mülkiyeti müvekkilinin murisi …’e ait olan taşınmaz üzerinde ipotek tesis edildiğini, müvekkilinin işyerini tüm borçlarını tasfiye edip kapatarak başka bir işyeri açtığını ve davalı şirketle alışverişini de kestiğini, yaklaşık beş yıldır taraflar arasında alışveriş yapılmadığını, davalının ipoteğin fekkinden haksız taleplerde bulunarak kaçındığını belirterek, dayanağı kalmayan ipoteğin fekkine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dahili davacılardan …, açılan davaya muvafakat ettiğini beyan etmiştir
Davalı vekili, taraflar arasında düzenlenen ipotek belgesiyle davacının müvekkilinden alacağı mallar nedeniyle borçlanacağı meblağın 10.000-TL’ sinin teminat karşılığı olmak üzere ipotek verildiğini, şirket ve muhasebe kayıtlarına göre davacı tarafın halen ödenmemiş 9.239-TL tutarında borcu bulunduğundan ipoteğin kaldırılmasının yasal dayanağının bulunmadığını, davacının borcun bittiği iddiasını ispatlaması gerektiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasında beş yıldır ticari ilişki bulunmadığı, ipoteğin teminat amaçlı verilmiş olduğu ve davalının davacıdan herhangi bir alacağı olduğunun ispatlanamadığı belirtilerek, davanın kabulü ile ipoteğin fekkine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı vekili yargılama sırasında dava konusu taşınmazın ipotek yüküyle birlikte satılıp el değiştirdiğini ve böylece davacıların davada sıfatlarının kalmadığını savunmuştur. Mahkemece öncelikle bu yön üzerinde durulup araştırma ve inceleme yapıldıktan sonra 6100 S. HMK’nun 125/2 (HUMK md. 186) gereğince işlem yapılması, taraf sıfatının değişmediğinin saptanması halinde ise bilirkişi raporunda davalının alacaklı olduğu belirlendiği halde mahkemece buna itibar edilmemesinin gerekçelerinin gösterilmemesi usul ve yasaya aykırı olduğundan ve dosyadaki bilirkişi raporu yeterli incelemeyi içermediği gibi Yargıtay denetimine de elverişli olmadığından yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak deliller hep birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi ve davalının alacağının diğer delillerle kanıtlanamaması halinde davalı tarafa yemin hakkı hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerikirken, bu yönler gözetilmeksizin eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.