YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5337
KARAR NO : 2013/9096
KARAR TARİHİ : 16.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine bonolara dayalı takip başlattığını, bonolar altındaki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını belirterek müvekkilinin takibe konu bonolar nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacının davalı alacaklı tarafa borçlu olduğu, davacı yetkilisinin 15.12.2011 tarihli haciz sırasında açıkça borcu kabul ettiği, davacının cari hesap ilişkisine ayrıca bir itiraz da bulunmadığı, davalının takip tarihi itibariyle 6.926,64 TL asıl alacak ve 2.492,49 TL işlemiş faiz olmak üzere alacaklı olduğu, muhtemel imza incelemesine esas olmak üzere şirket yetkilisinin imzalarının bulunduğu yerlere ilişkin bilgi ve belgelerin mahkemece istenmesine rağmen bu konuda davacı tarafın herhangi bir işlem yapmadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile davacının icra takibinde takip tarihi olan 24.12.2010 tarihi itibariyle davalı alacaklıya 1.073,36 TL asıl alacak ve 740,81 TL işlemiş faiz miktarı yönünden borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ait istemle davacı tarafın tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, takibe konu bonolardaki imzaların şirket yetkilisine ait olmadığı iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Bu durumda mahkemece takibe konu bonolarda davacı şirket adına atfen atılı imzaların davacı şirket yetkilisine ait olup olmadığı yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile cari hesap ilişkisi yönünden inceleme ve araştırma yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.