Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/5356 E. 2013/11488 K. 20.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5356
KARAR NO : 2013/11488
KARAR TARİHİ : 20.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı … Pazl. AŞ. vekilince duruşmalı ve diğer davalı vek. duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. … ile davalılardan … vek. Av. … gelmiş diğer davalı tarafından kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-

Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette muhasebeci olarak çalışmaya başlarken işe girişte kendisinden açık tarihli bir teminat senedi alındığını, sonrasında işine son verildiğinde senedin iade edilmeyip aleyhine icra takibine başlandığını, diğer davalı …’nin davalı şirket ortağı olan …’nin kardeşi olup, senedin muvazaalı olarak verildiğini, senedin bedelsiz olup, anlaşmaya aykırı doldurulduğunu belirterek borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkilinin icra dosyasında ve takip dayanağı senette sıfatı bulunmadığını, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini bildirerek davanın reddini istemiş, diğer davalı … vekili, müvekkilinin davacıya verdiği borç para karşılığı senedin düzenlendiğini, davacı iddiasının yazılı delille ispatı gerektiğini öne sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan deliller, tanık anlatımları, nüfus kayıt örneği ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından davaya konu edilen ve davalıya işe girerken verilen senedin teminat senedi olduğu ve bedelsiz olarak davalıya verildiğinin anlaşıldığı gerekçeleriyle davanın kabulüne, davacının icra takibine konu edilen senetten dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
Takip ve dava konusu bono; “ödeyecek: … (davacı), lehtar: … (davalılardan) bedel: 277,000,00 TL veriliş nedeni: nakden” olarak düzenlenmiş olup, bu yön dosya içeriği ile sabittir.
Görüldüğü üzere bonoda davalılardan … Paz. Ve Dağ. AŞ. herhangi bir sıfatla yer almamaktadır. O halde, anılan bu davalı hakkında bonoda ve takipte herhangi bir sıfatının bulunmadığı gözetilip, açılan davanın bu davalı yönünden taraf sıfatı (pasif husumet) yokluğundan (HMK’nun 114/d, 115. maddeleri, HUMK’nun 38. maddesi) reddi gerekirken, yazılı gerekçelerle bu davalı yönünden davanın kabulü doğru değildir.
Davacı yanın davalılardan …’ye karşı açmış olduğu davaya gelince; davacı taraf takip ve dava konusu bononun işe girerken teminat olarak verildiğini iddia etmiş, davalı … vekili ise, bononun verilen borç para karşılığı alındığını savunmuştur. Açıklanan iddia ve savunma gözetildiğinde teminat olarak verildiği iddiasını ispat yükü davacı borçludadır. Kaldı ki hükmüne uyulan bozma ilamında da belirtildiği üzere, davacı ile davalılardan … arasında herhangi bir işçi-işveren ilişkisi bulunmamaktadır. Öte yandan takip ve dava konusu bonoda veriliş nedeni “nakden” olarak yer almaktadır. Davacı ise senedin teminat senedi olduğu iddiasını usulüne uygun delillerle kanıtlayamamıştır.
Hal böyle olunca mahkemece açılan davanın davalılardan … Paz. Ve Dağ AŞ. yönünden husumet (taraf) nedeniyle, diğer davalı … bakımından ise ispat edilememiş olması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın kabulünde isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı … yararına takdir edilen 990.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya ödenmesine, peşin harçların istek halinde iadesine, 20.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.