Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/5406 E. 2013/10474 K. 06.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5406
KARAR NO : 2013/10474
KARAR TARİHİ : 06.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, Denizli’de serbest avukatlık yapan müvekkilinin bürosuna gelen davalının, müvekkiline cebir, şiddet uygulayıp, ölümle tehdit ederek zorla iki adet senet imzalattığını iddia ederek haksız cebir ve tehdit altında alınan iki adet senetten dolayı borçlu bulunmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında davaya konu olan senetlerin bizzat davacı tarafından ve kendi rızasıyla doldurulduğunu, davacının maddi sorunlarını çözmek için müvekkilinin davacıya sürekli borç para verdiğini, bu borcuna karşılık senetleri davacının düzenlediğini, davacıya yapılan herhangi bir baskı ve tehdit olmadığını, davaya konu olan senetlerin davacının kendi eli mahsulü olup, serbest iradesiyle ve borcunu ödemek amacıyla düzenlendiğini savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre 28.01.2005 tarihinde davacının kardeşi …’ın davacının bürosuna gittiği, …’ın alacağının ödenmesini istediği, bu arada davalı …’ın davacının bürosuna gelerek kardeşi ile birlikte davacıyı tartaklayıp ikrahla dava konusu 28.01.2005 tanzim tarihli, 02.02.2005 vade tarihli 10.000.000.000 TL bedelli ve 02.04.2005 vade tarihli 10.000.000.000 TL bedelli senetleri tanzim ettirerek aldıkları, davalı taraf davacıya daha önce verdiği borç para nedeniyle alacaklı olduğunu bu nedenle senedin davacı tarafından düzenlenerek verildiğini savunmuş ise de davanın konusunun taraflar arasındaki söz konusu alacak-borç halinin mevcut olup olmadığı değil, söz konusu senetlerin ikrahla düzenlettirilip düzenlettirilmemiş oldukları, senetlerin ikrahla düzenlettirilmiş olduklarının anlaşıldığı bu nedenle geçersiz olduğu ve hiçbir işleme esas alınamayacağı, taraflar arasında alacak borç ilişkisi var ise bunun ayrı bir davada talep edilmesi gerektiği, ikrah altında alınan dava konusu senetler nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 06.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.