YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5528
KARAR NO : 2013/11421
KARAR TARİHİ : 19.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kıymetli evrakın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı bonoda keşideci ile lehdarın aynı kişi olması mümkün olmadığından bu tür bir bonoya dayanılarak kambiyo senedi ile icra takibi yapılamayacağından İzmir 18. İcra Müdürlüğü’nün 2008/12093 esas sayılı takibin iptaline yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan kimse gelmemiş olduğundan incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Mahkemece İzmir 18. İcra Müdürlüğü’nün 2008/12093 sayılı takibin iptaline dair verilen 03.05.2010 günlü karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 15.06.2011 günlü hükmüne uyulan bozma kararı ile davalının delil listesinde belirttiği İzmir 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2009/24 Esas sayılı dosyasının 12.10.2009 tarihli duruşmasındaki beyanının değerlendirilerek bir karar verilmesi için bozulmuştur.
Anılan İzmir 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.10.2009 tarihli celsesinde davacı …’in imzası ile tasdik ettiği beyanı; “Açılan dava doğrudur, davayı kabul ediyorum, davalılardan … benim baldızımdır, kendisinden para almış değilim, onlar Almanya’da çalışan insanlardır, ben tefecilik suçlamasıyla cezaevinde yattım, henüz dava devam ediyor, ben hanımımla da beraber ayrılmadık, benim …’e bir miktar borcum vardı, fakat senet üzerinde oynamışlar, kesin bilmiyorum ama senette oynamış olmalılar ki borcum fazla bir takip yaptılar, bu davalar ondan açıldı” şeklindedir.
Açıklanan bu beyan gözetildiğinde davacı … davalı baldızına bir miktar borcu olduğunu açık olarak kabul etmiştir. Senedin borç miktarından fazla doldurulduğunu davacının usulüne uygun delillerle kanıtlaması gerekir. Bu beyanla dava konusu senedin lehdar hanesindeki değişikliğin de davacı tarafından bilindiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece açıklanan bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.